Adalet Bakanı Gürlek’ten Menzil Cemaati iddialarına yanıt: “Özel bir çalışma yok”
Adalet Bakanı Akın Gürlek, Menzil Cemaati’ne yönelik operasyon yapılacağı iddialarına ilişkin, herhangi bir cemaat, dini oluşum veya sivil toplum kuruluşuna yönelik özel bir gündemlerinin bulunmadığını söyledi. Gürlek, somut suç şüphesi ve delil bulunması halinde yetkili savcılıkların harekete geçeceğini belirtirken; İmamoğlu dosyasından bahis ve şike soruşturmalarına, Eylem Tok’un iadesinden Alo 135 sistemine kadar birçok konuda açıklamalarda bulundu.
Adalet Bakanı Akın Gürlek, İstanbul’daki adliyelerde görev yapan yargı muhabirlerini Ankara’daki Adalet Bakanlığında kabul ederek gündemdeki soruşturma, dava ve yargı düzenlemelerine ilişkin soruları yanıtladı.
Görüşmede gündeme gelen başlıklardan biri, Menzil Cemaati’ne yönelik operasyon yapılacağı yönündeki iddialar oldu.
Gürlek, herhangi bir cemaat, dini oluşum veya sivil toplum kuruluşuna ilişkin özel bir gündem bulunmadığını belirterek, söz konusu iddialar kapsamında şu anda yürütülen özel bir çalışma olmadığını söyledi.
Bununla birlikte herhangi bir yapıya ilişkin somut suç şüphesi ve delil ortaya çıkması halinde yetkili savcılıkların hukuki süreci yürüteceğini ifade etti.
Menzil Cemaati iddialarına yanıt: “Özel bir çalışma yok”
Menzil Cemaati’ne yönelik bir operasyon hazırlığı bulunup bulunmadığına ilişkin soruyu yanıtlayan Gürlek, belirli bir dini oluşumu hedef alan özel bir çalışmanın söz konusu olmadığını ifade etti.
Cemaatlerin Türkiye’nin toplumsal gerçekliğinin bir parçası olduğunu söyleyen Gürlek, ancak suç teşkil eden faaliyetler konusunda hukukun uygulanacağını belirtti.
Gürlek, “Bizim bir cemaatle, dini oluşumla veya sivil toplum kuruluşuyla ilgili özel bir gündemimiz yok. Cemaatler Türkiye'nin toplumsal gerçekliğinin bir parçası. Ancak bir yapı, din kisvesi altında devleti ele geçirmeye yönelik faaliyet yürütürse veya suç teşkil eden yöntemlerle maddi menfaat sağlarsa yetkili savcılıklar deliller çerçevesinde hukuken gerekeni yapar. Ama söylediğiniz anlamda şu anda yürütülen özel bir çalışma yok” dedi.
İmamoğlu dosyasında yeni delil ve raporlar üzerinde çalışılıyor
Adalet Bakanı Gürlek’in açıklamalarındaki bir diğer başlık, kamuoyunda “İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü” olarak anılan dosya oldu.
Dosyanın yargılamaya intikal eden bölümünün sürdüğünü belirten Gürlek, bunun dışında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen başka soruşturma süreçlerinin de bulunduğunu söyledi.
Ek iddianame hazırlanıp hazırlanmayacağına ilişkin soruya yanıt veren Gürlek, yeni deliller, raporlar ve hukuki değerlendirmeler üzerinde çalışma yapıldığını belirtti.
Gürlek, “Cumhuriyet başsavcılığı tarafından ek iddianameye konu olabilecek yeni delil, rapor ve hukuki değerlendirmeler üzerinde çalışmalar yürütülüyor. Yeni bazı ihale raporlarının söz konusu olduğu belirtiliyor. Dolayısıyla devam eden bir soruşturma süreci de bulunuyor” ifadelerini kullandı.
Yargılamaya taşınmış konularda karar yetkisinin mahkemede olduğunu vurgulayan Gürlek, soruşturma aşamasındaki yeni hususların ise İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından değerlendirildiğini kaydetti.
Uyuşturucu soruşturmalarının süreceğini söyledi
Uyuşturucuyla mücadeleye ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Gürlek, bu alandaki adli soruşturmaların devam edeceğini belirtti.
Özellikle kamuoyunda tanınan kişiler ve sanat dünyasındaki isimlere yönelik yürütülen soruşturmaların caydırıcı etkisi bulunduğunu savunan Gürlek, mücadelenin farklı alanlara da uzanabileceğini ifade etti.
Gürlek, “Bundan sonraki süreçte uyuşturucuyla mücadelenin farklı alanlarında da adli soruşturmalar gündeme gelebilir” dedi.
Bahis ve şike incelemeleri futbolla sınırlı değil
Bakan Gürlek, spor alanındaki bahis ve şike soruşturmalarının da devam ettiğini açıkladı.
Futboldaki soruşturmaların sürdüğünü belirten Gürlek, incelemelerin yalnızca bu spor dalıyla sınırlı olmadığını söyledi.
Basketbol dahil farklı spor dallarında yasa dışı bahis ve şike iddialarının incelendiğini ifade eden Gürlek, somut suç şüphesinin ortaya çıkması durumunda yeni soruşturmaların başlatılabileceğini kaydetti.
Gıda fiyatlarındaki artışlar da inceleme konusu
Gürlek, beyaz et ve şeker sektörlerine yönelik gerçekleştirilen operasyonlara da değinerek gıda ürünlerinin üreticiden tüketiciye ulaşmasına kadar geçen süreçte oluşan fiyat farklarının incelenebildiğini söyledi.
Gerçek değeri 5 lira olan bir ürünün pazarda 30 liraya nasıl ulaştığı sorusunu gündeme getiren Gürlek, fiyat farkının arkasında suç teşkil eden bir mekanizma bulunup bulunmadığının araştırılabileceğini ifade etti.
Bu tür çalışmalarda Tarım ve Orman Bakanlığı ile Rekabet Kurumu arasında koordinasyon sağlanabildiğini belirtti.
Borsadaki manipülasyon iddiaları SPK ile takip ediliyor
Borsadaki işlem hacminin son yıllarda önemli ölçüde büyüdüğünü belirten Gürlek, yatırımcıların mağduriyetine neden olabilecek işlemlerin de takip edildiğini söyledi.
Manipülasyon iddialarının Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) ile koordinasyon içerisinde değerlendirildiğini ifade eden Gürlek, bir yandan piyasaların gereksiz şekilde tedirgin edilmemesi, diğer yandan suç teşkil eden manipülatif işlemlerin karşılıksız bırakılmaması gerektiğini belirtti.
“FETÖ’yle mücadele tavizsiz şekilde devam ediyor”
Gürlek, FETÖ’nün yeni yapılanma girişimlerine yönelik çalışmaların sürdüğünü ve örgütün finansal kaynaklarının takip edildiğini söyledi.
Farklı isim veya yapılar altında yeniden örgütlenme ve kamu kurumlarına sızma girişimlerine karşı çalışmaların devam ettiğini ifade eden Gürlek, “FETÖ'yle mücadele tavizsiz şekilde devam ediyor” dedi.
Yurt dışındaki örgüt mensuplarının Türkiye’ye iadelerine ilişkin süreçlerin de takip edildiğini belirten Gürlek, ortaya çıkan yeni delillerin, belgelerin ve itirafçı beyanlarının ilgili ülkelerdeki iade dosyalarına eklendiğini söyledi.
Eylem Tok’un iadesinde üst mahkemenin kararı bekleniyor
İstanbul’da meydana gelen ölümlü trafik kazasının ardından oğlu Timur Cihantimur ile ABD’ye giden Eylem Tok’un iade süreci de görüşmede gündeme geldi.
Gürlek, Eylem Tok hakkında iade yönünde karar verildiğini ancak bu kararın üst mahkemeye taşındığını söyledi.
Üst mahkemeden çıkacak kararın beklendiğini ifade eden Gürlek, Türkiye’nin iade talebini takip etmeyi sürdürdüğünü belirtti.
“Terörsüz Türkiye” süreci için Bakanlıkta özel birim
Gürlek, “Terörsüz Türkiye” sürecine ilişkin hazırlanan 12 maddelik çerçeve yasa konusunda da açıklamalarda bulundu.
Söz konusu yasanın henüz yürürlüğe girmediğini belirten Gürlek, uygulanabilmesi için örgütün tamamen silah bırakması ve bu durumun tespit edilerek teyit edilmesi gerektiğini söyledi.
Sürecin Milli Savunma Bakanlığı ve MİT tarafından takip edildiğini aktaran Gürlek, Adalet Bakanlığı bünyesinde de özel bir çalışma birimi oluşturulduğunu açıkladı.
Bu birimin, kanunun yürürlüğe girmesinin ardından cezaevlerinden ve dışarıdan yapılabilecek başvurulara ilişkin idari ve teknik hazırlıklar üzerinde çalıştığını ifade etti.
Çocuk Paketi’nde yeni yaklaşım
Resmi Gazete’de yayımlanan “Çocuk Paketi” hakkında da değerlendirme yapan Gürlek, çocukların suça yönelmesinin yalnızca adli tedbirlerle engellenemeyeceğini söyledi.
Aile, okul ve sosyal çevrenin süreçte önemli olduğunu belirten Gürlek, yeni düzenlemeyle “suça sürüklenen çocuk” yerine “adli süreçteki çocuk” yaklaşımının benimsendiğini ifade etti.
Düzenlemeyle suç örgütlerinin çocukları kullanmasının önüne geçilmesinin ve ailelerin sorumluluğunun artırılmasının amaçlandığını belirtti.
Ahmet Davutoğlu hakkındaki soruşturmayı değerlendirdi
Gürlek, feshedilen Gelecek Partisinin Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu hakkında “cumhurbaşkanına hakaret” iddiasıyla başlatılan soruşturmaya ilişkin de konuştu.
Soruşturmaya konu videonun 2021 yılına ait olduğunu belirten Gürlek, görüntülerin eski tarihli olmasının tek başına soruşturmanın hukuka aykırı olduğu anlamına gelmeyeceğini söyledi.
Suçun unsurlarının oluşup oluşmadığı ve zamanaşımına ilişkin değerlendirmenin soruşturmayı yürüten savcılık tarafından yapılacağını ifade etti.
Melih Gökçek ve oğulları hakkındaki iddialara ilişkin soruşturma
Eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek ve oğullarıyla ilgili iddialar da Gürlek’e yöneltilen sorular arasında yer aldı.
Bu konuda ihbar, şikayet ve başvurular bulunduğunu belirten Gürlek, Cumhuriyet başsavcılığının kendisine ulaşan bildirimleri hukuki açıdan değerlendirdiğini söyledi.
Gürlek, soruşturma başlatıldığını ve bazı kişilerin ifadelerinin alındığını ifade ederek bundan sonraki sürecin elde edilen deliller çerçevesinde savcılığın takdirinde ilerleyeceğini kaydetti.
“Kara Haydar” olayını cezasızlık tartışmasında örnek gösterdi
Adalet Bakanı Gürlek, kamuoyundaki cezasızlık algısına ilişkin değerlendirmesinde Van’da “Kara Haydar” olarak gündeme gelen olayı da örnek gösterdi.
Kaynağı açıklanamayan yüksek miktarda para veya aşırı gösterişli yaşam görüntülerine ilişkin somut suç şüphesinin ortaya çıkması halinde yargı makamlarının harekete geçebileceğini belirtti.
Gürlek, hukuk uygulamasında kişiler arasında ayrım yapılmaması gerektiğini vurgulayarak, “Suç kim tarafından işlenirse işlensin aynı hukuk uygulanmalı” dedi.
Alo 135 ekim ayında Türkiye genelinde uygulanacak
Gürlek, yargıya güven konusunda vatandaşlardan gelen geri bildirimlere de değindi.
Yargılamaların uzun sürmesi, cezasızlık algısı ve hakim-savcılara yönelik işlemler konusunda geri bildirimler aldıklarını belirten Gürlek, yargılama süreçlerini hızlandırmaya yönelik çalışmaların devam ettiğini söyledi.
Halen üç ilde uygulanan “Alo 135” sisteminin ekim ayında Türkiye geneline yayılacağını açıklayan Gürlek, yargılamalarda belirlenen hedef sürelerin aşılmasına ilişkin verilerin de takip edildiğini kaydetti.
Hakim veya savcı olmanın hiç kimseye hukuki ayrıcalık sağlamaması gerektiğini vurgulayan Gürlek, “Trafikte bir olaya karışmışsa vatandaş için hangi hukuk uygulanıyorsa onun için de aynı hukuk uygulanır” ifadelerini kullandı.
Gazetecilere yönelik saldırılar için mesaj
Akın Gürlek’in gazetecilerle görüşmesindeki son başlıklardan biri de basın mensuplarının görevleri sırasında maruz kaldığı fiziki saldırılar oldu.
Gazeteciliğin toplumun haber alma hakkına hizmet eden kamusal niteliği bulunan bir görev olduğunu ifade eden Gürlek, gazetecilere mesleklerini yerine getirmeleri nedeniyle yönelen saldırıların yalnızca gazetecilere yönelik bir eylem olarak görülmemesi gerektiğini belirtti.
Gürlek, bu tür saldırıların aynı zamanda toplumun haber alma hakkına yönelik bir saldırı olarak değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar ONAYLANMAMAKTADIR. Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Ziyaretçilere aittir.