Müsavat Dervişoğlu’ndan Numan Kurtulmuş’a Sert Sözler: “Bu İşin Altında Kendisi Kalacak”
İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Şırnak ziyaretinde TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un “Süreç başarısız olursa sivil siyaset bu duvarın altında kalır” sözlerine sert tepki gösterdi. Dervişoğlu, “Bu işin altında hükümetle birlikte kendisi kalacak” dedi.
İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Doğu Anadolu turu kapsamında bulunduğu Şırnak’ta yaptığı açıklamalarda TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un sözlerine sert yanıt verdi.
Kurtulmuş’un “Süreç başarısız olursa sivil siyaset bu duvarın altında kalır” açıklamasına değinen Dervişoğlu, bu sözlerin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik olduğunu düşündüğünü söyledi.
Dervişoğlu, “Ben buradan söylüyorum; bu işin altında Numan Kurtulmuş’un kendisi kalacak, hem de hükümetin enkazıyla birlikte” ifadelerini kullandı.
Ayrıca Kurtulmuş ile görüşme çağrılarına da tepki gösteren Dervişoğlu, “Ben niye görüşmek isteyecekmişim? Kimse sivil siyaseti tehdit ederek bir korku ortamı yaratmaya kalkmasın. Bunun altında kendisi kalacak ve tarihe karşı da hesap verecek. İhanetin zaman aşımı yoktur” dedi.
"Bizi burada çok daha sık göreceksiniz"
Bölgeye ziyaretlerini artıracaklarını belirten Dervişoğlu, il ve ilçe başkanlarına da bu yönde söz verdiğini dile getirerek, “Bölgeye yakın havalimanları var. Bu nedenle bizi burada çok daha sık göreceksiniz” diye konuştu.
Türkiye’de siyaset yapmanın zorlaştığını savunan Dervişoğlu, şunları söyledi:
“İktidar ile bölgedeki bazı unsurların arasına sıkıştırılmış bir siyaset anlayışı var. Bunu aşmak gibi tarihi bir sorumluluğumuz bulunuyor. Ne iktidardan korkmaya gerek var ne de örgüt uzantılarından korkmanın bir anlamı var. Biz buradayız. Türkiye'nin her yerinde aynı şeyleri söylüyoruz, aynı cümleleri kuruyoruz, Ankara'da ne konuşuyorsak gittiğimiz illerde de aynı şeyleri ifade ediyoruz. Bölgeniz zenginlik yeri, problemlerinin yanında fırsatları var. Burada yaşayan insanları bir oy deposu olarak görmüyoruz, hepsi bizim için başlı başına kıymetlidir. Dolayısıyla da biz o kıymetin, o değerin hakkını vermekle mükellefiz. Kimse ‘bizim sahibimiz yok’ demesin. Bizim milletvekillerimizin tamamı aynı zamanda Şırnak’ın da milletvekilidir. Bu yörenin bütün problemleriyle ilgileneceğiz.”
Bölgenin doğal zenginlikleri ve genç nüfusuna dikkati çeken Dervişoğlu, “Buralarda yapılacak onca şey dururken bu yöre halkını açlığa ve sefalete mahkum etmek, iktidarın yanlış politikalarının sonucudur. Bu durumu değiştireceğiz” dedi.
"Eşitliği zedeleyen iktidarın uygulamaları"
Türkiye’de vatandaşlık tartışmalarına da değinen Dervişoğlu, “İktidar grubuna dahil olmayan, iktidar partisi ya da Cumhur İttifakı'nın parçası olmayan vatandaşlara zaman zaman ikinci sınıf muamelesi yapıldığı yönünde eleştiriler var. Türkiye Cumhuriyeti toprakları üzerinde yaşayan herkesin eşit vatandaşlık hakkını talep etmesi doğaldır. Eşitliği zedeleyen ise iktidarın uygulamalarıdır” diye konuştu.
Dervişoğlu, bölge ziyaretlerinde tespit ettikleri sorunları TBMM'ye taşıyacaklarını belirterek, “Bu bölgede öğrendiğimiz ne varsa TBMM’de sizin adınıza kürsüde dile getireceğiz, sorunların ve sıkıntıların sözcüsü olacağız. Biz buradayız ve her zaman da sizlerle bir olacağız, birlikte olacağız. Bundan da emin olmanızı istiyorum” ifadelerini kullandı.
"Teröriste ayakçılık yapan korsan komisyonun parçası olmamakla iftihar ediyoruz"
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un “Süreç başarısız olursa sivil siyaset bu duvarın altında kalır” sözleri sorulan Dervişoğlu, şunları söyledi:
“Zannediyorum o cümleyi kurarken Tayyip Erdoğan'a hitap ediyor. Ben buradan söylüyorum; bu işin altında Numan Kurtulmuş'un kendisi kalacak hükümetin enkazı ile birlikte. Ben niye görüşmek isteyecekmişim? Numan Kurtulmuş, komisyonun hazırlamış olduğu raporu takdir edenlerden biri. Yani kaleminin ne kadar dahli var onu çok kestirebilmek mümkün değil. Orada, o raporda İyi Parti'nin ismini bile vermiyor. ‘Komisyon çalışmalarına daha önceden katılmayacağını bildiren parti’ olarak bizden bahsediyor. Öyle basın mensuplarının karşısına geçip centilmenlik gösterisinde bulunmasının anlamı yok. Biz Türkiye'nin temel meseleleri konusunda söylenmesi icap eden laf neyse, söylenmesi icap eden yerde söyleriz. Dolayısıyla Numan Kurtulmuş'un bize centilmenlik yapmasını beklemiyoruz. Ayrıca ben sürdürdüm o ilişkiyi falan derken Kurtulmuş, TBMM'nin Başkanı, İyi Parti de TBMM'de grubu olan bir siyasi parti. Elbette ki mutat bir ilişki düzeni olur. Ama bu teröriste ayakçılık yapan korsan komisyonun parçası olmamakla İyi Parti'nin bütün fertleri iftihar etmektedir. Onun için kendine yeni kapı aralamaya çalışmasının anlamı yok. Tekrar altını çiziyorum, sivil siyaset falan kalmaz bunun altında, kimseyi de tehdit etmeye kalkmasın, bir korku iklimi yaratmaya çalışmasın, bunun altında kendisi kalacak ve tarihe karşı da mutlak suretle hesap verecek. Boş yere söylemiyorum, ihanetin zaman aşımı yoktur."
"İran halkının kendi geleceğini kendi azim ve kararlılığıyla belirlemesinden yanayım"
İran ile ABD ve İsrail arasındaki savaş hakkındaki değerlendirmesi sorulan Dervişoğlu, şunları kaydetti:
"İran halkının kendi geleceğini kendi azim ve kararlılığıyla belirlemesinden yanayım. Haydut devlet İsrail'in ABD şemsiyesi altında İran'a yöneltilmiş bütün saldırılarını da kınıyorum. Ayrıca bunun bölgeyi tehdit eden daha geniş coğrafyaya yayılmış bir savaş ortamına dönüşmesinden endişe duyduğumu da ifade ediyorum. Bu tür askeri operasyonlar, savaşlar sadece yaşanılan ülkeleri değil, onun bölgelerini de etkiler.
"Türkiye'nin her zamankinden daha dikkatli ve duyarlı davranması gerek"
Türkiye Cumhuriyeti devletinin kendi bölgesinde olup bitenlere karşı her zamankinden daha dikkatli ve duyarlı davranması gerektiğini de işaret ediyorum. Ayrıca bizim bu bölgede, ateş yanan coğrafyaların dışında kendimizi farklı hissetmemize sebep olan şeyin ne olduğunun doğru anlaşılmasının gerekliliğine de vurgu yapmak isterim. Bizi İran'dan, Suriye'den, Irak'tan ayıran eşit vatandaşlığımız, cumhuriyetimiz, cumhuriyetin değerleri, kazanımları, ‘yurtta sulh cihanda sulh’ ilkemiz, kendi coğrafyamızda kendi güvenliğimizi temin ederken başka coğrafyaları tehdit etmeme vasfımız. Dolayısıyla bu coğrafyanın risklerinin, jeopolitiklikten kaynaklı dezavantajlarının ne olduğunu biliyoruz. Olumsuzlukları olumlu yana çevirebilecek tedbirleri geliştirecek bir kudrete sahip olduğumuza da inanıyoruz.
Gerek ortamın bileşenleri ile ilişkilerimizin sıhhat derecesi yüksek bir zeminde sürdürülmesinden yanayız ama bizim için asıl olan şey Türkiye'nin güvenliğidir, Türkiye'nin toprak bütünlüğüdür. Bu coğrafyada olup bitenlerin emperyalist ajandalarla değil, bu topraklar üzerinde yaşayan insanların iradesiyle şekillenmesi hususunun da özenle ele alınması gerektiğine işaret ediyorum.”