ORC’nin Son Anketi Siyaset Gündeminde: Eleştiriler Peş Peşe Geldi
ORC Araştırma’nın “butlan sonrası” başlığıyla paylaştığı anket sonuçları tartışma yarattı. Veri analisti Murat Kızılboğa, anketin soru kurgusu ve sunum biçimine yönelik eleştirilerde bulunarak sonuçların kamuoyu eğiliminden çok algı oluşturmaya dönük olduğu görüşünü dile getirdi.
ORC’nin “Butlan Sonrası” Anketi Tartışma Yarattı
ORC Araştırma tarafından paylaşılan ve CHP’deki son gelişmeler sonrasında seçmen eğilimlerini ölçtüğü belirtilen anket kamuoyunda tartışmalara neden oldu. Ankette, mahkeme süreci sonrasında ortaya çıkan siyasi tablo ve seçmen davranışına ilişkin sorular yer aldı.
Yayımlanan sonuçların ardından farklı değerlendirmeler gelirken, eleştirilerden biri veri analisti Murat Kızılboğa tarafından yapıldı.
Veri Analistinden Yöntem ve Sunum Eleştirisi
Kızılboğa, yaptığı değerlendirmede anketin yalnızca sonuçlarını değil, soru yapısını, oy geçişlerinin modellenmesini ve görsel sunum biçimini de eleştirdi.
Kızılboğa’ya göre bazı parti geçişleri ve dağılımlarının mevcut siyasi davranışlarla uyumlu görünmediğini savunarak, anket tasarımında seçmen yönlendirmesi algısı oluşabileceğini ifade etti.
Açıklamasında, “Görsel illüzyonlar ve tersten kurgulanmış soru kalıplarıyla kamuoyu araştırması değil, ancak pazar sineması yapılır” değerlendirmesinde bulundu.
Tartışmanın Odağında Ne Var?
Eleştirilerin merkezinde; anketlerde oy geçişlerinin hangi varsayımlarla oluşturulduğu, soru biçiminin sonucu etkileyip etkilemediği ve verilerin nasıl sunulduğu yer aldı.
Kızılboğa ayrıca, siyasi eğilim ölçümlerinde yalnızca ortaya çıkan sonucun değil, o sonuca götüren metodolojinin de değerlendirilmesi gerektiğini savundu.
Öte yandan anket sonuçlarına ilişkin kamuoyunda farklı değerlendirmeler yapılırken, araştırmanın yöntemi ve saha verilerine ilişkin yeni açıklamaların da takip edildiği belirtiliyor.
Veri Analisti Murat Kızılboğa şunları söyledi:
“ORC Araştırma’nın Butlan Sonrası adını verdiği bu pazar analizi, veri biliminden ziyade üstün bir illüzyon ve temenni mühendisliği içeriyor.
YRP ile logo benzerliği taşıyan BBP’ye %3,3 yazılıp, fark edilmesin diye logonun mikroskobik boyutlarda grafiğe iliştirilmesi göz yaşartıcı bir tasarım dehası.
Sağ bloktaki irili ufaklı tüm partiler (A-Parti, YRP, Saadet, BBP, MHP) toplamda %17’ye yakın oy toplarken, AK Parti’nin %32,4’te kalması seçmen geçişkenliği matematiğine değil, ancak kuantum fiziğine örnek olabilir.
CHP’ye oy kaybettirilirken, en çok geçirgenlik yaşadığı DEM, TİP, Zafer veya İYİ Parti’de yaprağın bile kımıldamaması şahane. Eksilen oylar muhtemelen sandık başında buharlaştı.
Kılıçdaroğlu’nun dönüşü varsayımı üzerinden "Özgür Özel ne yapmalı?" diye sormak muazzam bir mantık sıçraması.
Teknik olarak sormanız gereken, olası bir ayrışmada seçmenin "Kılıçdaroğlu CHP'sini mi yoksa Özgür Özel'in Yeni-CHP'sini mi" seçeceğidir.
Görsel illüzyonlar ve tersten kurgulanmış soru kalıplarıyla kamuoyu araştırması değil, ancak pazar sineması yapılır. Algı mühendisliğinde bugün de vites artırılmış.”
Kaynak: Haber Merkezi