Yeni Alışkanlıklarla Beyninizi Gençleştirin

Yeni Alışkanlıklarla Beyninizi Gençleştirin

Beyninin hızla yaşlanmasının en büyük nedenleri arasında olumsuz düşünceler ve alışkanlıklar bulunuyor, ancak olumsuz düşünceler ve davranışları kontrol altına almak mümkün. Sizler de aşağıda yer alan alışkanlıklarla beyninizi gençleştirin.

Plastik Beyin

Vücut kaslarımızı nasıl çalışmalarımız ve egzersizlerimiz değiştiriyorsa, beynimizi de deneyimlerimiz, düşüncelerimiz ve bakış açılarımız zaman içinde değiştirmektedir. Olumlu veya olumsuz tüm düşünceler ve hisler beynimizde değişimlere neden olmaktadır. Eğer olumlu düşünceler beynimizde fazla ise beynin olumlu düşünce tarafı aktif kalır ve olumlu düşünmek çok daha kolay bir hale gelir, aynı şekilde olumsuz düşünce fazla ise bu kez olumsuz düşünce tarafı güçlenmektedir.

hafiza-kapak.jpg

İnsan beyni biyolojik olarak endişelenmeye, olumsuz düşünmeye ve negatif bir yapıda kalmaya oldukça yatkındır. Kontrol edilememesi durumunda da olumsuz düşünceler kısır döngü haline gelmektedir. İşte beyni gençleştiren ve olumlu düşünmeye sevk eden alışkanlıklar!

-Bağ Kurmadan Gözlemlemek

İnsanının kendisi duygularını, düşüncelerini, hislerini gözlemlemesi bir nevi ilaçtır. İnsan kendisini gözlemlerken, bir adım geri çekilir ve neler olup bittiğine kendisinden koparak bakar, bu şekilde insan kendisini bir bütün olarak algılar, anlık olayların peşinde koşmak yerine farklı deneyimlerin kapılarını açabilir ve sorunlar için çözüm yollarını daha rahat bulabilir.

İnsanın kendisini gözlemleyebilmesi farkındalığın yanı sıra karşılaşılan zorlu durumlarında içinden çıkmada kolaylık sağlamaktadır. Düşüncelerin, hislerin ve duyguların etkisi altında kalmadan, onların meydana gelişini izleme fırsatı elde etmiş olur.

-Cevap Değil Soru Aramak

İnsanlar kendisini sıkıştıran durumlara karşı her zaman cevaplar aramayı seçmiştir. Ancak doğru sorular insanı sıkıştıran durumlardan çıkarmakta daha etkili olabilir.

+Bu durumun hangisi benim kontrolüm altında?

+Yarın bu konu hakkında ne düşünüyor olacağım?

+En kötü ne olabilir?

İnsanın doğru soruları kendisine sorması güçlü yanını ortaya çıkarmasına yardımcı olmaktadır. Tekrar eden problemlerin asıl nedenine ulaşmak ve içine sıkışılan durumlardan kurtulmak için doğru soruların sorulması gerekiyor.

-Duygusal Dalgalanmaları Azaltmak

İnsan beyninde, stres ve endişe meydana gelmesinde dış faktörlerin etkisi sanıldığı kadar fazla değildir. Beyinde meydana gelen bu durumun en büyük 2 nedeni, asla değiştirilemeyecek olan ‘geçmiş’ hakkındaki hayıflanmalar ve net bir bilgiye sahip olunmayan ‘gelecek’ hakkındaki endişeler.

Beyni strese sokan dış faktörler geçicidir, örneğin sabah saat 10.00’da sınavı olan bir öğrencinin beynini sınav stresi saat 10.00’a kadar meşgul eder, ancak iç faktörler beyinde stres yaratmaya her zaman devam eder. Unutulmaması gereken bir noktada iç faktörlerin gerçek olmamasıdır.

Stres hormonu olarak bilinen kortizol kana salgınlandığı zaman insan vücudu savaşmaya ve kaçmaya hazır hale gelmektedir. İnsan zihninden kaçamaz veya zihniyle savaşamaz, peki ne olur?

Beden ortada olmayan bir tehlikeden dolayı ani bir şekilde panikler, rasyonel düşünce merkezi korteks bu anda devreye girer ve bir problem veya tehlike olmadığını algılar. Hipotalamus aracılığıyla kortizol salınımı sona erer, panik hali de biter.

-Sağlıklı Uyku Rutini

Uyku sağlıklı bir beyin için olmazsa olmazların başında gelmektedir. Nöronlar arasındaki bağı desteklediği daha öncesinde keşfedilen uykunun ayrıca beyindeki toksinlerin atılmasında da oldukça büyük bir rolü olduğu ortaya çıktı.

saglikli-ve-kaliteli-uyku-icin-nelere-dikkat-edilm-4606859.jpg

-Alkol Tüketimini Sınırlandırmak

Alkol beyin ve vücut üzerinde sayısız hasarlar bırakabiliyor. Vermiş olduğu temel hasarların başında ise zehirlenmeden dolayı nöronlar arasındaki iletişimi bloke ediyor olması gelmektedir. Alkol tüketiminin aşırı seviyelere çıkması durumunda beynin küçülmesi ve gri madde oluşumu meydana geliyor. Gri madde ise yaşlanma ile oldukça yakından ilişkili.

-Beyni Beslemek

Vücudumuzu beslediğimiz gibi beynimizi de beslememiz gerekmektedir. Fikirlerimiz, zihin yapımız, düşünce tarzımız zamanla değişmektedir ve gelişmektedir. Yeni yetenekler kazanırız, bilgi dağarcığımız genişler, problem çözme yeteneğimiz atar, hafızamız ve öğrenme yeteneklerimiz de bu şekilde gelişir.

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.