Seyit Onbaşı’nın Bilinmeyen Hikayesi…

1889 yılında Balıkesir’in Havran ilçesine bağlı Manastır köyünde dünyaya gelen Seyit Ali Çabuk, 276 kilogram ağırlığındaki topu tek başına kaldırıp İngiliz gemisini denizin dibine indiren kahraman. İşte bilinmeyen hikayesi…

03 Ekim 2021 18:29 Yaşam
Seyit Onbaşı’nın Bilinmeyen Hikayesi…

1889 yılında Balıkesir’in Manastır köyünde dünyaya gelen Seyit Ali Çabuk, Yörük çocuğudur. 1909 yılında askere çağrılır. 1912 yılında Balkan Savaşı’na katılan Seyit Ali, 1914 yılında Çanakkale’de topçu er olarak görev almaya başlar. 18 Mart 1915 tarihinde düşman kuvvetleri Çanakkale Boğazı’nı geçmek için harekete geçer.

Queen Elizabeth zırhlısının attığı top mermisi Mecidiye Tabyası’nı adeta yok eder. Kritik öneme sahip olan tabyada yalnızca bir komutan ve 2 er alır, erlerden birisi Seyit Ali’dir.

399205.jpg

Ocean gemisi, Seyit Ali’nin tek başına taşıdığı tam 276 kiloluk mermi ile vurulur. İsabet alan Ocean gemisi bir süre suda sürüklendikten sonra Nusret gemisi tarafından döşenen mayınlara çarparak boğazın karanlık sularına gömülür.

Seyit Ali’ye gösterdiği kahramanlıktan ötürü onbaşı rütbesi verilir aynı zamanda çift tayın ile ödüllendirilir. Lakin Seyit Onbaşı, çift tayını boğazından geçmediği için istemez.

1918 yılında Seyit Onbaşı’nın 9 yıllık askerlik görevi sona erer ve terhis olur.

Evine Giremez

Seyit Onbaşı, 9 yıl sonra köyüne döner ancak tüm köy onun öldüğünü düşünmektedir. Askere gitmeden önce evli olan Seyit Onbaşı, karısının yeniden evlenmiş olabileceğini düşünerek, bir gece boyunca evi dışarıdan izler.

Sabah olduğunda bir akrabası ile karşılaşır. Akrabası Seyit Onbaşı’ya ‘Biz seni öldü biliyoruz’ der bunun üzerine ‘İşte sağ döndüm, benim hanım evli mi?’ diye sorar. Akrabası da ‘Evli değil, ama çocuğun evde korkutmamak için bağırarak git’ der.

Seyit Onbaşı, evine doğru seslenmeye başlar, 8 yaşındaki bir kız çocuğu annesine ‘Anne kapıda sakallı birisi var’ der, annesi de ‘Kızım o senin baban’ yanıtını verir.

Seyit Onbaşı kızıyla böyle tanışır.

Sadece Atatürk Hatırlar

Mustafa Kemal Atatürk, 1929 yılında Havran’a gelir ve Nahiye Müdürü’ne ‘Seyit Onbaşı olacaktı, onu görmem gerek’ der. Nahiye Müdürü, ‘Buluruz Paşam’ diyerek, askerlik şubesinden Seyit Onbaşı’yı sordurur. Manastır köyünde olduğunun belirlenmesi sonrasında 2 jandarmayı köye gönderir.

Seyit Onbaşı dağa kömüre gitmiştir ve akşama kadar gelmez, jandarmalar akşama kadar bekler. Akşam olduğunda Kocaseyit eve gelir, jandarmaların evin önünde beklediğini görünce kaçak kömür için geldiklerini düşünerek ‘Suçum nedir’ diye sorar. Jandarmalar ‘Seni Paşa çağırıyor’ diyerek Seyit Onbaşı’yı götürür.

Seyit Onbaşı, Atatürk’ün karşısına çıkar, biraz sohbet ettikten sonra Paşa, ‘Sen büyük kahramanlık yaptın, ne istersen iste’ der. Kocaseyit maaş bağlanması teklifini reddederek sadece bir şey ister.

5e71aab37af507211c033d71.jpg

Kaçak odunla kömür imal ettiğini ve rahat çalışması için ormancıların baltasını almamasını Atatürk’ten ister.

Bunun üzerine Paşa, Seyit Onbaşı’ya dokunulmaması için talimat verir. Birkaç yıl sonra Nahiye Müdürü değişir ve yeni gelen müdür Seyit Onbaşı’yı rahat bırakmaz.

Kocaseyit yaşının da ilerlemesi ile birlikte dağda kömür yaparken zorlanmaya başlar, bir fabrikada hamallığa başlar.

1939 yılında 50 yaşındayken zatürreden dolayı vefat eder. Seyit Onbaşı, köyünde defnedilir.

haberay.com.tr

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Ziyaretçilere aittir.