Çağın Hastalığı; Otizm Spektrum Bozukluğu

Otizm hayatın ilk üç yılında başlayan ve ömür boyu devam ettiği sosyal iletişim bozukluğudur. Otizm aslında engel değildir.

Otizm hayatın ilk üç yılında başlayan ve ömür boyu devam ettiği sosyal iletişim bozukluğudur. Otizm aslında engel değildir. Erken tanı uygun tedavi, akıcı ve profesyonel bir eğitim ile otistik çocuklar hayata kazandırılabilir. Bu nedenle bebek sahibi olan, ebeveynler çocuklarının ilk üç yılında çok daha dikkatli ve özenli olmaları gerekir. Özellikle motor ve dil gelişimlerini düzenli olarak takip etmeli ve çocuğun gelişim evreleri konusunda gerekli eğitimleri almaları daha doğru olur.

Pek çok kimse otizmin engel ya da özür olduğunu düşünmekte ve otistik çocuğunun durumunu kabullenmiyor. Halbuki bu kişinin çocuğuna yapacağı en büyük haksızlıktır. Çünkü erken tanı ve rehabilitasyondan alacağı verimli bir eğitim ile bu vakaya sahip çocukların bir kısmı ergenlik dönemine kadar normal çocuklardan hiçbir farkı kalmamaktadır.

Otizm Spektrum Bozukluğunun Nedenleri Nelerdir

Aslında otizm nedeni henüz bulunamamıştır. Genetik bir rahatsızlık olduğuna dair birtakım bulgulara rastlanılmıştır. Fakat bu rahatsızlığa hangi gen veya genlerin neden olduğu da henüz bilinmiyor. Ama yine de otizm konusunda tıp dünyasında gerek çevresel gerekse de genetik temelinin etkileri üzerinde çeşitli araştırmalar yapıldığı öne sürülüyor. Halk arasında çevresel faktörlerin annenin çocuğu ile yeteri kadar ilgilenmediği, onu sosyalleştirmediğinden dolayı olabileceği düşünülmektedir. Ancak otizm beyinde var olan bazı sinir sistemlerinin düzenli çalışmaması durumu olduğu için bu konuda ebeveynlerin suçlanması pek mantıklı değildir.

Çocuklarda Otizm Ne Zaman Kendini Belli Eder

Otizm doğuştan oluyor. Bebeğin ilk yıllarından pek kendini belli etmez. Fakat çocuk 3 yaşına geldiğinde bazı belirtiler ile otizm olduğu anlaşılabilir. Bu belirtiler kısaca şunlardır:

  • Otizm en belirgin nedeni çocuğa adını söylediğinde ya da onu çağırdığında bakmıyorsa otizm olduğu düşünebilir. Çünkü çocuklar adını söylediğinde muhakkak bakar ve tepki gösterir. Otizm çocukların çevre ile ilişkisi olmadığından ona hitap edileni algılayamaz. Bu nedenle bebeğiniz dünyaya geldiğinde sık sık adını söylemeli ve adına nasıl tepki verdiği gözlemlemesiniz.
  • Çocuk göz kontağı kurmuyorsa; çocuğunuzu daha bebekken söyledikleriniz karşısında sizinle göz göze gelmiyor ve ne dediğinizi anlamaya çalışmıyorsa, dikkatli olun.
  • Gözlerini sağa sola bakmıyorsa mutlaka konunun uzman hekimden destek almalısınız
  • Otistik çocukların dönen eşyalara ilgisi çok fazladır. Örneği çamaşır makinesi çalışırken çok dalgın bir şekilde bakıyorsa bunu göz ardı etmeyin.
  • Oyuncakları amacı gibi oynamazlar. Genellikle ayrıntıları ile ilgilenirler. Örneğin; oyuncak bir arabanın sadece tekerleği ile oynuyor ve tekerleğini eli ile süreklik döndürüp duruyorsa,
  • Otistik çocuklarda konuşma ve dil geriliği de en yaygın belirtilerdir. Çocuğunuz henüz bir yaşına gelmesine rağmen bir kelime konuşamıyorsa, ya da taklit yeteneği yoksa, otizim olabilir
  • Ayrıca otistik çocuklar yaşıtları ile oyuna katılmazlar ve kapı ziline ya da bulunduğu ortamda varlığınızdan bile haberleri olmaz hep kendi halindedir.
  • Anne ve babayı ihtiyaçları doğrultusunda bir nesne gibi kullanırlar. Örneğin; su istediği zaman işaret etmez ya da tek kelime halinde su diye istekte bulunmaz. Direkt yanında kim varsa onun elinden tutarak suya görürüler. Aynı şekilde diğer ihtiyaçlarını da bu şekilde gidermeye çalışırlar
  • Çocuklar bir başarı elde ettiğinde sevinip coşarlar ve coşkusunu belli etmek için genellikle alkışlamayı tercih ederler. Ama bu alkış otistik çocuklardan çok daha farklı bir konuma geliyor. Çocuğunuz sürekli el vuruyor ve kendi etrafında sürekli dönüp duruyorsa, bu durumu göz ardı etmelisiniz
  • Otistik çocuklar sürekli ayak parmakları ucunda yürür.
  • Bazı kelimeleri sürekli tekrar ederler ve basma kalıp kullanırlar
  • Bazı otistik çocukları oturduğu yerden kalkmaz ve bazıları da sürekli hareket halindedirler.
  • Gözlerin bir noktaya takılıp kalır.
  • Sallanmak çırpınmak gibi garip hareketler sergiler
  • Otistik çocukların bir bölümü saldırgan ve hırçındırlar ve kendileri ya da yanındakilere zarar verebilirler.

Bu ve bunun gibi bir ya da kaç belirti görmeniz halinde zaman kaybetmekten mutlaka ilgili hekimlere giderek gerekli test ve tetkikleri yaptırarak çocuğunuzu durumunu öğrenebilirsiniz.

Otizmi Tanısı Nasıl Konulur

Otizm tanısını çocuk psikiyatrisi çocuğu birkaç dakika çocuğun davranışlarını gözlemleyerek otistik olduğunu anlayabilir. Ama çocuklar yabancı bir ortam girdiğinde ilk olarak onlarla sağlıklı ilişki kurmayabilir. Bu durumda psikiyatri öncesizi dinler çocuğun davranışlarını konuşma ve dil becerileri konusunda birtakım sorular sorar. Ama en doğru tanıyı gerekli test ve tetkikleri yaparak çocuk nöroloğu koyar. Bu nedenle çocuğu çocuk nörolojisi götürüp, EEG, MR ve BT ve tıbbı tetkikler yapılarak tanıya ulaşılabilir. Otizm hastalığı beynin bazı sinir sistemlerini bozukluğundan kaynaklı olduğu için konunun uzmanı çocuk nöroloğu olmaktadır.

Çocuğuma Otizm Tanısı Konuldu, Ne Yapmalıyım

Çocuğunuza otizm tanısı konuldu ise hemen bulunduğunuz ilin araştırma hastanelerinden ÇÖZGER raporu alarak özel eğitime başlamalısınız. Özel eğitim rehabilitasyonlarında yapılacak verimli bir eğitim ile otizmi aşabilirsiniz. Ayrıca özel anaokulları da çocuğunuz için faydalı olacaktır.

Çözer Raporu Kaç Yıllık Olur

Rapor çocuğunuz otizm derecesine göre 2 ile 4 yıllık verilmektedir. Bunu çocuğu inleyecek ilgili doktorlar ve heyet belirleyecektir. Raporu Çocuk iç hastalıkları, göz hastalıkları, genel cerrahi, nöroloji, kulak boğaz burun, çocuk psikiyatri, konuşma ve dil terapisi gibi ilgili hekimlerin onayı ile çıkartılmaktadır.

Ülkemizde ve Dünyada Otizmli Çocukların Sayısı Nedir

Otizm engel ya da bulaşıcı bir hastalık değildir. Ama çocuğun tüm yaşamını olumsuz etkileyebilir. Ülkemizde her 50 çocuktan birinde bu sorun ile karşılaşılabilir. Bu nedenle çocuğunuz ilk üç yıllarında hareket ve davranışlarına dikkat etmelisiniz. Özellikle otistik çocuğun ilk beş yılı çok önemli olmaktadır. Erken tedavi ve eğitim ile 5 yılına kadar düzelme oranı oldukça yüksektir. Bazı ebeveynler bu durumu kabullenmemekte, davranışlarını çocuktur zamanla düzelir deyip geçiştirmektedir. Ayrıca konuşma geriliğinde ise babası da geç konuştu, annesi geç konuştu ya da ailede veya sülalede var deyip geçiştirmektedir. Her çocuğun gelişme süreci farklı olsa da bir yaşına kadar adını söyleyince bakma, en az bir ya da iki kelime söyleme ve göz kontağı mutlaka oluşur. Otistik belirtileri olan bir çocuk mutlaka zamanında ilgili hekimlere muayene ettirilerek özel eğitime başlatılmalıdır.