Stefan Zweig - Satranç Kitap İncelemesi ve Özeti

Stefan Zweig - Satranç Kitap İncelemesi ve Özeti

Satranç kitabı orijinal ismi ile Schachnovelle bir Stefan Zweig romanıdır. Zweig, kitabı Hitler iktidarının yaptığı zulümlerden kaçıp sığındığı Buenos Aires'te yaşadığı sürgün hayatında yazmıştır.

Satranç kitabı orijinal ismi ile Schachnovelle bir Stefan Zweig romanıdır. Zweig, kitabı Hitler iktidarının yaptığı zulümlerden kaçıp sığındığı Buenos Aires'te yaşadığı sürgün hayatında yazmıştır. Satranç kitabı, 1942 yılında yayınlanmış 1944 yılında da İngilizceye çevrilerek Amerika’da basılmıştır.

Stefan Zweig’ın intihar etmeden önceki son kitabı olan Satranç, bir yandan da yazarın dünyevi hayata veda etme niteliğini taşır.

Satranç Kitabı Konusu

Satranç kitabı konusu, bir gemide geçer. Yolcular, New York'tan Buenos Aires'e gidiyordur. Arjantin'de düzenlenecek satranç turnuvasına katılacak olan satranç şampiyonu Mirko Czentovic ile Dr. B’nin karşılaşılması ve Dr. B’nin Nazi zulmünden yaşadıkları anlatır. 

Satranç kitabı bir yandan da savaşın yıkıcılığını ve insanlar üzerinde bıraktığı etkiyi de gözler önüne seriyor.

Satranç Kitabı Özet

Satranç kitabı özet olarak, romanın ana karakterleri olan Mirko Czentovic ve Dr. B. arasında gelişen olaylara ve Dr. B’nin savaş esnasında yakalanıp nasıl psikolojik olarak baskı gördüğüne değiniyor. Satranç kitabı iki bölüm olarak anlatılır. İlk bölümde tamamen Czentovic anlatılır.

Amerika’dan Arjantin’e giden gemide gazeteciler de vardır bunun nedeni ise dünya satranç şampiyonu Mirko Czentovic’in de turnuva için Buenos Aires'e gitmesidir

Mirko Czentovic, küçük yaşlarda başlayan anlama ve konuşma gibi birçok konuda zorluk çeken biridir. Bu neden ile çevresi tarafından da aklı kıt olarak bilinir ve ciddiye alınmaz.

Czentovic, babasının arkadaşlarının her gün oynadıkları satrancı izleyerek satranç oynamayı öğrenir ve bir gün babasının arkadaşıyla kendi oynar

Oynanan eli ve sonraki iki eli daha kazanması sonucunda babası şehirde bulunan satranç kulübüne oğlunu götürür ve böylelikle herkes sahip olduğu yeteneği de görmüş olur.

Şöhret yolu da bu şekilde başlar. Mirko Czentovic, yürüdüğü bu yolda dünya şampiyonu da olur ve şöhreti zirveye ulaşır; ancak oyun bittikten sonra çevresinde olanlara küçüklüğündeki gibi aptal bakışlar ile bakar ve gazetecilere saçma cevaplar verir. Bu sebep ile de gazeteciler ya da çevresinde olan insanlar ile satranç dışında hiçbir konu hakkında konuşmaz.

Gün geçtikçe Czentov’in gemideki varlığı öğrenilir. Gemide aynı zamanda milyoner iş adamı McConnor da vardır ve para karşılığında dünya şampiyonuna satranç oynamayı teklif eder.

Czentovic, McConnor'ın gemide düzenlemiş olduğu satranç partisinde hepsini yener ve McConnor bir türlü hırsını alamaz ve tekrar edilen oyunlardan birinde yenilgi gerçekleşecekken başka biri gelir ve yapılan her hamleye müdahale ederek farklı hamleler yaptırır.

McConnor bu esrarengiz yolcunun söylediği gibi  oynar ve yenilgiyi berabere götürür.
Bu esrarengiz yolcu, satranca meraklı ve satrançta yetenekli olan Dr.B’dir.

Dr. B,  Czentovic’in aksine eğitim görmüş biridir. Avukat olan Dr. B Avusturyalıdır. Elinde gizli belgeleri bulundurduğu olasılığı ile Nazi yönetimi  tarafından tutuklanır; ancak toplama kamplarına gönderilmeyen Dr. B, hiçlik duygusu ile benliği yok etme şeklinde bir psikolojik işkenceye tabi tutulur. 

Koltuk, bir pencere ve bir dolaptan ibaret olan bir odada 4 ay boyunca kalır. Beyninin çalıştıramadığı için sorguda ağzından bir şey kaçıracağından korkar. Bir gün sorgu odasında sorgulanmayı beklerken bir askerin paltosunun cebinde kitap görür ve kimse fark etmeden kitabı cebine koyar.

Hücresine geldiğinde heyecanla kitabı cebinden çıkarır ve sayfalarını açar. Satranç kitabı olduğu için biraz hayal kırıklığı yaşasa da ekmek içinden yaptığı taşlar ve kareli örtü ile kitapta yazılan her oyunu defalarca oynayarak beynini çalıştırmaya başlatır ve bu şekilde hayata tutunur.

Hapishane koşulları hiç iyi değildir ve insanlar buralarda kendini oyalamak adına bir şeyler tutunmaya çalışır. Dr. B de kitapta geçen her oyunu ve her hamleyi hücresinin içinde kendi kendine oynar.

Kendini oyalamak ve hayata tutunmak amacı ile satranç oyununa tutunur; ancak zaman geçtikçe bu durum kendisine zarar vermeye başlar ve deliliğin sınırına getirir; çünkü her zamanını hatta rüyasında bile satranç oynayarak geçirmeye başlar. Kendi kendine oynadığı oyunlarda yenilince kendine kızar ve çok fazla heyecanlanır

Satranç hamlelerini yine kendi kendine yaparken bir gün sinir krizi geçirir. Kırdığı camdan dolayı da elini keser. Hastaneye kaldırılan Dr. B, burada hastanedeki doktorun yardımı ile özgürlüğüne kavuşur ve bir daha satranç oynamayacağını kendi kendine söz verir. Geçen 25 sene boyunca da satranç oynamamıştır. Bu durum gemide Mirko Czentovic ile karşılaşınca kadar devam eder.

Dr.B, McConnor’ın ısrarları sonucunda Czentovic ile teke tek oynamayı kabul eder ve ilk oyunu kazanır. Dr.B, Mirko’nun ikinci oyun teklifini sağlığı açısından büyük bir tehlike olduğunu bilir; ancak yine de oynamayı kabul eder. Hiçlik duygusunun dibine kadar yaşatıldığı senelerin acısını gözünün önüne gelir ve kendisinin kaybettiğini düşünerek oyunu tamamlayamaz.

Satranç Kitabı Ana Fikir

Satranç kitabı okuyucusuna yalnızlık duygusunun bireye karşı kullanılabilecek en vahim silah olduğunu anlatmaya çalışıyor.