Soğanın Faydaları Nelerdir? Hastalıklardan Korur Mu?

Soğanın Faydaları Nelerdir? Hastalıklardan Korur Mu?

Soğan; zambak ailesindeki allium bitkilerinin genel adıdır. Pek çok alt tür boyut, şekil, renk ve lezzet bakımından farklıdır.

Soğan; zambak ailesindeki allium bitkilerinin genel adıdır. Pek çok alt tür boyut, şekil, renk ve lezzet bakımından farklıdır. En yaygın türler kırmızı, sarı ve beyaz soğandır. Yeşil soğan yapraklarıyla da yenebilir. Büyüme ve yeme mevsimine göre tadı baharatlı veya tatlı ve sulu olabilir. Soğan genellikle Akdeniz ikliminin hâkim olduğu bölgelerde yetiştirilir ve her mevsim soğan bulunabilir. 

Soğan, insanlık tarihinde en çok kullanılan tıbbi sebzelerden biridir. Güçlü bir antioksidan olan soğan, neredeyse tüm salata ve yemeklerde kullanılabilen sihirli bir bitkidir. Özellikle kış aylarında bağışıklık sistemini güçlendirerek soğuk algınlığı, grip ve öksürük gibi hastalıkları önleyebilir. Etkili bir balgam söktürücü olan soğan, kalp sağlığına katkıda bulunur. Şeker hastalığının gelişmesini önleyebilir ve şeker seviyelerini düzenleyebilir. Mide kanseri, bağırsak kanseri ve kolon kanseri başta olmak üzere çeşitli kanserlerin gelişimini önleyebilir. Soğan, saç dökülmesini ve cilt sorunlarını etkili bir şekilde tedavi edebilen etkili bir sebzedir. Soğan çiğ veya pişmiş olarak yenebilir ve çoğu yemekte kullanılabilir. Ancak mide sorunu olan kişilerin çiğ soğan yememeleri tavsiye edilir. 

Kalp Hastalığını Önleyebilir 

Soğan, antioksidanlar ve iltihap önleyici bileşikler içerdiğinden, trigliseritleri (kandaki bir tür yağ) ve kolesterol seviyelerini düşürdüğünden, kalp hastalığı riskini azaltabilir. Anti-enfektif özelliklerinden dolayı yüksek tansiyonu düşürebilir ve kanın pıhtılaşmasını önleyebilir. Araştırmalar ayrıca soğanın kolesterol seviyelerini düşürdüğünü de açıkça göstermiştir. Yaşlıların ve kronik hastaların düzenli olarak soğan tüketmesi uzmanlar tarafından tavsiye edilmektedir. 

Kansere Karşı Korur 

Düzenli bir şekilde soğan tüketmek, başta mide kanseri, böbrek kanseri, yemek borusu kanseri, kolon kanseri (kolorektal kanser) ve prostat kanseri olmak üzere çeşitli kanser riskini azaltabilir. Ayrıca antiquercetin gibi antioksidanlar içerdiği için gelişme sırasında tümör büyümesini de engelleyebilir. Kanser hastalığının yaygın olduğu bu yüzyılda soğan tüketmek önem taşır. 

Bağışıklığı Direnci Kazandırır 

Soğan iyi bir antioksidan kaynağıdır ve 25 farklı türde antioksidan içerir. Antosiyaninler, özellikle kırmızı soğanda olanlar bağışıklık sistemine son derece faydalıdır. Bağırsaklardaki faydalı bakterilerin (probiyotikler) sayısını artırarak bağışıklık fonksiyonunun iyileştirilmesine yardımcı olurlar. Mevsimsel geçişlerde ve salgın döneminde tüketilmesi büyük önem taşır. 

Sindirim Sistemini Destekler 

Soğan, sindirimi destekleyebilen, bağırsak bakterilerinin dengesini geliştirebilen ve bağışıklık sistemine fayda sağlayan çok zengin bir probiyotik deposudur. Probiyotikler ayrıca faydalı bağırsak bakterileri tarafından parçalanan sindirilemeyen lifli yiyecekleri içerir. Bağırsak sorunu ve hazımsızlık yaşayan kişiler soğan tüketerek rahatsızlıklarını hafifletebilirler. 

Kan Şekerini Kontrol Eder 

Soğan, yüksek kan şekeri seviyelerinin dengelenmesine yardımcı olabilir. Özellikle quercetin, diyabet ve prediyabet hastalarında kan şekerini kontrol etmek için ince bağırsak, pankreas, iskelet kası ve karaciğerdeki hücrelerle etkileşim haline girebilir. Açlık kan şekerinin düzenlenmesinde de önemli rol oynar. 

Kemikleri Güçlendirir 

Soğan, süt ve süt ürünleri kadar kemik sağlığına da faydalıdır. Kemikleri güçlendirme özelliğinden dolayı menopoz sonrası kemik erimesi (osteoporoz) için etkili olduğu araştırmalarda kanıtlanmıştır. Ayrıca düzenli olarak soğan tüketen kadınların kalça kırığı riskini azalttığı gözlemlenmiştir. Kemik problemleri yaşayan kişiler ileriye dönük kemik sağlığı için soğan tüketmeye başlayabilirler. 

Ruh Sağlığına İyi Gelir 

Soğandaki B9 vitamini (folik asit) depresyonu azaltmaya yardımcı olur. Çünkü vücutta aşırı homosistein birikimini önleyebildiği için kan ve diğer besin maddelerinin beyne girmesini engelleyerek, insanları iyi hissettiren serotonin ve dopamin gibi hormonların üretimini artırır. Homosistein, gıdalardan, özellikle kırmızı etten elde edilen bir amino asittir. Soğanda da bol miktarda bulunur. 

Soğan Kelliği Önler Mi? 

Soğanın içerdiği C vitamini saçın ihtiyaç duyduğu kolajen üretimini destekler ve saç dökülmesini engeller. Halk arasındaki bu söylenti doğrudur. Saçı güçlendirebilir ve sağlıklı uzamasına yardımcı olabilir. Soğandan yapılan çeşitli kürler ve serumlar, saç derisine uygulandıktan sonra vücuda ekstra kükürt desteği sağlayabilir ve saçı güçlendirebilir. Bu kükürt takviyesi, hızlı ve sağlıklı saç büyümesini sağlamak için kolajen üretimine de yardımcı olabilir. 

Soğan Nasıl Tüketilmeli? 

Çiğ soğan bekletmeden hemen tüketilmelidir. Aksi takdirde zararlı bakteriler üretilecektir. Ayrıca dış soğan tabakası flavonoid içeriği zengin olduğundan, bozulmadan yenilebilmesi için soyulmadan tabakanın zardan temizlenmesi gerekir. Ertesi gün kesinlikle atmalısınız. Soğanın çiğ ve pişmiş formları arasında besin değeri açısından pek bir fark olmadığı için mide problemi yaşayan kişiler pişmiş olarak yemeyi tercih edebilir. 

Türk mutfağında soğanlar küçük küpler halinde doğranıp, yağda kavrulur. Ayrıca öğütülerek çorbaya eklenebilir. Kızartılıp garnitür olarak kullanılabilir. Çiğ halkalar halinde kesilip salatalara ve sandviçlere eklenebilir. Soğanlı omlet kahvaltılarda tüketilebilir. Çiğ olarak yendiği gibi pişmiş şekilde de yemeklere lezzet ve sağlık katar.