Korona: Evle ölüm arasında

ZORLU KORONA GÜNLERİ

Korona hayatımıza gireliden beri içimizde, dışımızda değişimler oldu. Bizler mecburen de olsa kabuğumuza çekilince kendimizin, duygularımızın farkına vardık. Hayat felsefemizi, hayat tarzımızı, inançlarımızı, zevklerimizi, alışkanlıklarımızı ona göre şekillendirdiğimiz ölümü, daha bi’ yanıbaşımızda hissettik. Yakınlarımızdan, komşularımızdan, meslekdaşlarımızdan birisinin virüse yakalanışını, hatta ölümünü işittik belki. Kimbilir belki bize de bulaştı,ve sonunda atlattık. Her fırsatta sokağa çıkmadan, gezmeden, hava almadan, komşu, akraba ziyaret etmeden duramayan çoğumuz için süreç, evet, sıkıcı oldu. Kaybedilen insanlarımız yanında virüs, işimizi, neşemizi, fiziksel özgürlüğümüzü, yapmaktan zevk, heyecan duyduğumuz bazı şeyleri de aldı bizden belki. Biraz daha hareketsiz kaldık ve biraz daha kilo aldık çoğumuz.

HER ŞERDEN BİR HAYIR ÇIKARMAK

Bize öğrettiği, yaşattığı nice güzel şeyler, güzel alışkanlıklar, güzel duygular da var elbet. 23 Nisan akşamı duygulandıran alkış dolu anlar gibi mesela. Kurtuluş savaşını anımsatan dayanışma, birlik ruhumuzun yeniden ortaya çıkışı. Diğer taraftan, üstümüze üstümüze gelen duvarlar kitapların arkadaşlığıyla yıkıldı da nice uçsuz bucaksız diyarlarda, alemlerde bulduk kendimizi. Bedene hapsolduğu yetmezmiş gibi bi’de eve hapsolmuş ruhlarımız yalnızlığını unuttu o sayede, ömrü zindanlarda geçen bedenleri tutsak, lakin ruhları hür nice aydın misali. Bazımız kendi ekmeğini, yemeğini yapmanın, yemenin, öğrenmenin, kendine yeni bir şey, yeni bir duygu katmanın zevkine vardı. Kimimize çocuğumuzla, torunumuzla daha çok ilgilenmek, dedelerimizin, ninelerimizin geçmiş anılarını dinlemek için fırsat oldu. Kimimiz balkonda çiçek, sebze, meyve yetiştirmeyi öğrendi. İyi mi kötü mü bilinmez, ama hayatında akıllı telefon, bilgisayar, internet kullanmamış yaşlı amcalarımız, teyzelerimiz de sonunda onlarla tanıştı. Kısaca, bazımız maddi sıkıntıya düşse de, çoğumuz, istersek kendi kendimize yetebileceğimizi, paranın herşey olmadığını, azla yetinip paylaşarak ta mutlu olabileceğimizi farkettik. “An”ın, aldığımız her nefesin, salgından önce olağan geçen, sıradan görünen her günün kıymetini anladık..

KORONA SONRASI

Korona günleri bir gün bitecek ve hepimiz olağan yaşamlarımıza geri döneceğiz. Bu günler içimizde, alışkanlıklarımızda izler bıraksa da, ülke ekonomimizde, bizde ufak tefek krizler yaratsa da, bazıları “artık hiçbirşey eskisi gibi olmayacak” dese de, çoğumuz bu günleri bir süre sonra unutacağız. Bi’ taraftan, sadece çıkarını düşünen o açgözlüler, insanları kandırmaya, sömürmeye, vicdanını kaybetmiş, 5 korona salgınından yakasını sıyırsa da ders almayacak caniler, masumlara zarar vermeye gene devam edecekler..

SEVGİNİN OLDUĞU YERDE UMUT HEP VARDIR

Herşeye rağmen vatan için, bizler için, sevdikleri için ölümü göze alan, canını veren askerlerimiz, doktorlarımız, şehitlerimiz, analarımız, şu salgın günlerinde diğerlerini, sokaktaki kedi, köpeği bile düşünebilen iyi kalpli insanlar var olduğu sürece ben bu ülkeye dair umutlarımdan asla vazgeçmeyeceğim..

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

İlgili Yazılar

Başka Yazı Yok