Kırmızı Rujun Tarihi

Kırmızı Rujun Tarihi

Kırmızı rujlar tarih öncesi dönemden günümüze uzanan bir makyaj ürünüdür. Bu yazıda kırmızı rujun tarihine inilmiştir.

Kliplerde, filmlerde, dizilerde ve diğer pek çok yerde karşımıza çıkan kadınların kullandıkları kırmızı ruj, baştan çıkarma durumunun çok daha ötesindedir. Yakut ruj olarak da bilinen bu ürün, kadınların dudaklarında müthiş bir görünüme sahiptir.

Yakut rujların tarihi, isyanlar, yasaklamalar, kadın gücünün sembolü olması gibi bazı gelişmeleri içeriyor. Ve elbette, tarih boyunca kadınların en çok beğendiği ve kullandığı makyaj ürünü olduğunu söylemeye bile gerek yok!

Hangi çekici kadın kırmızı bir ruj tonunu sevmez? Bu yazıda ele alacağımız konu kırmızı rujlar. İyi okumalar.

Kırmızı Rujun Tarihi

Tarihöncesi dönemlerde bile, birbiriyle savaş halinde olan kabileleri belli eden, karakterize bir ifade aracı olarak makyaj kullanımı zaten vardı.

Bu bir kimlik kartı gibiydi. Yıllar geçtikçe, Eski Mısır'da yaklaşık 5000 yıl önce, kırmızı ruj, kıymetli taşlardan, ezilen böceklerden ve balık pullarının öğütülmesiyle üretiliyordu. Bu, toplum içinde yüksek bir statü sembolü olarak kullanılıyordu. O zamanlar, Kraliçe Kleopatra dahil, hem kadınlar hem de erkekler yüzlerinde ve vücutlarında boyalar kullanarak süsleniyordu.

I. Elisabeth döneminde (1533 - 1603) Avrupa'da tekrarlanan bir alışkanlık oldu. Bu dönemde kırmızı rujun iyileştirici güçleri olduğuna inanılır ve ölümü yenmenin bir yolu olarak kullanımı teşvik edilirdi.

Kadınların kullandığı ruj tonları sosyal sınıflarını belirledi. Bu dönemde ruj, balmumu ve kırmızı bitki özlerinden yapılırdı.

Yıllar geçtikçe ve Katolik Kilisesi'nin güçlenmesiyle kırmızı ruj yasaklandı. Orta Çağ'da ona sansür uygulandı. 1830'dan 1900'e kadar savunulan bu tabu, İngiltere Kraliçesi Victoria'nın aristokrat sınıf için makyaj kullanımını serbest bırakmayı sağladığı döneme kadar devam etti.

Kırmızı Rujun Evrimi 

Yakut ruj, kendini kadının güç sembolü olarak pekiştirene kadar tarih boyunca birçok değişikliğe uğramıştır.

Bugün yaygın olarak kullanılıyor ve kadınların güzelliğini vurguluyor. Ancak her zaman böyle değildi. Bu ürünün tarih boyunca ne gibi değişikliklere uğradığını görelim:

1. Antik Mısır'da Kırmızı Ruj Kullanımı

Toplumda statü belirtisi olarak kullanılan yakut ruj, erkekler ve kadınlar tarafından tercih edilebiliyordu. Ürünün bileşiminde böcekler, öğütülmüş değerli taşlar ve balık pulları kullanılıyordu. Kraliçe Kleopatra'nın kırmızı ruj taşıdığı, çeşitli tasvirlerde görülebilir.

2. Orta Çağ'da Uygulanan Yasak 

Katolik Kilisesi, günah olduğu ve Şeytan'ın ürettiği gerekçesiyle kırmızı ruj kullanılmasını yasakladı. Bu yasağın başarılı olduğu ve kırmızı ruj kullanımının sınırlandığı söylenebilir. Kadınlar bu makyaj ürününü kullandıklarında kendilerini suçlu hissediyordu. Bunu, o dönemde yazılan itiraflarından ve mektuplaşmalardan anlamak mümkün. Yasağa uymayan kadınların cezası ise evlenmelerinin yasaklanmasıydı.

3. İngiltere'de Uygulanan Yasak 

Baştan çıkarma ürünü olarak kabul edilen ve zinayı teşvik ettiği ileri sürülen yakut ruj, 1770 yılında İngiltere'de çıkarılan bir yasa ile yasaklandı. Kadınların bu ürünü kullanarak makyaj yapmaları, onların büyücülükle suçlanmaları için yeterli bir sebepti.

4. Kadın Haklarının Sembolü 

Yakut veya kırmızı ruj, birçok kıtada, tarih boyunca önemli izler bıraktı. Örneğin Amerika Birleşik Devletleri'nde kadın hakları için verilen mücadelede bir protesto aracı olarak kullanıldı.

Aktivistler 20. yüzyıl başlarında New York'ta oy kullanma hakkı için bir araya geldiğinde bir yürüyüş başlattılar. Tarihte 'Suffrage' olarak anılan bu olayda kırmızı ruj kullanıldı. Oy hakkı için savaşan kadınlar, kırmızı ruju bir direniş ve aynı zamanda kadının gücü sembolü olarak tarihe yazdılar.

5. İkinci Dünya Savaşı Sırasında Ahlak Göstergesi 

İkinci Dünya Savaşı boyunca yakut ruj, Avrupa kadınları içinde oldukça yaygın hale geldi. Bunun nedeni, Başbakan Winston Churchill'in kadınlar arasında kırmızı ruj kullanımını teşvik etmesi ve ürünün genel ahlakın bir göstergesi olduğuna inanmasıydı.

6. Medyada ve Popüler Kültürde Kırmızı Ruj 

Kırmızı dudaklar denildiği zaman akla gelen ilk isim, hiç kuşku yok ki, Amerikalı aktris, model ve şarkıcı Marylin Monroe'dur. Batı toplumunda rujun popülerleşmesinin esas sorumlusu odur.

Monroe, her zaman baştan çıkarıcı görünebiliyordu. Şovlarda, filmlerde veya ünlü gece kulüplerinde, güzelliğini, yaklaşık beş kat yakut ruj sürerek tamamlıyordu.

Buna ek olarak, oyuncu Elizabeth Taylor da Hollywood sinemasında kırmızı ruj ikonlarından bir diğer isimdir. Taylor, yer alacağı filmlerde sadece kırmızı ruj kullanmak istiyordu.

7. Çalışan Kadınlar Tarafından Kullanımı 

Kadınların eşit haklar için verdiği mücadele dünya çapında devam ediyor. İş piyasasında ücret paritesi, saygı ve açıklık göstergesi olarak tercih ediliyor.

Bu bağlamda yakut ruj, her zaman eşit hak arayışı mücadelesinde bir protesto aracı olarak kullanılmaya devam ediyor.

Sonuçta kırmızı renk, gücü gösteren en güçlü, canlı ve baştan çıkarıcı renktir. Kullanılması aynı zamanda, ülkemizde olduğu gibi birçok ülkede yaygın olan aile içi şiddetle mücadelede ve bununla birlikte, kadına pek çok alanda önyargıyla yaklaşmanın karşısında durmak için kullanılan bir pasif direniş yoludur.

Sonuç Olarak 

Bu yazı boyunca fark ettiğiniz gibi, yakut veya kırmızı rujun önemli bir geçmişi vardır ve kadınların hayatında her zaman farklı zamanlarda var olmuştur. Siz de iş hayatında, partilerde, sosyal toplantılarda vb. yerlerde zariflik katmanın yanı sıra geçmişten gelen bir güç sembolü olan bu ürünü kullanmayı bırakmayın.

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.