Günlük Yaşantımızda Cildimizi Etkileyen Faktörler

Cilt, genellikle kadınları, fakat çoğu insanı moralinden tutun da özgüvenine kadar etkileyen önemli unsurlardan biridir.

Günümüzde kadınlar eskiye nazaran cilt ve cilt bakımı hakkında daha çok bilgiye sahipler. Kolayca bu bilgilere erişiyor, uyguluyor veya bunların hizmetini sunan yerlerde bakımlarını yaptırabiliyor. Fakat bunun yanında , eskiye göre yaşam tarzı da son derece değişti. Tüketilen gıdalar, piyasada çok fazla kötü içerikli ürün türemesi, yoğun hayat temposundan dolayı oluşan stres…Bunların hepsinin cildimizi kötü etkilediği aşikar. Daha fazla bilgi , daha fazla ürün fakat daha kötü ciltler diyebiliriz bir nevi. Peki bunun asıl nedeni nedir? Bunu önleyebilir miyiz?

Cildimiz sadece dış etkenlerden değil, iç etkenlerden de oldukça etkilenir. Ona iki durumda da istediğini vermeliyiz. Ama yapmamız gereken her şeyin en başında gelen şey sağlıklı beslenmektir. Yediklerimiz direkt olarak cildimize yansır . Özellikle hassas cilde sahip isek. Çok fazla süt ve süt ürünleri, alkol ürünleri, fast-food , aşırı yağlı ve dondurulmuş gıdalar, şekerli yiyecekler cildimizi kötü etkiliyor. Günlük olarak en az 2 litre su içmek, yeşillik ağırlıklı beslenmek, hazır gıdalardan uzak durmak ise cildimize iyi gelmesinin yanı sıra sağlıklı ve uzun bir ömrün kapılarını da aralıyor. Besin olarak genelde herkesin çok sevdiği,hemde sağlıklı olan birkaç spesifik yiyecek var ki, özellikle sivilce gibi yaygın bir cilt sorunu olanlara tüketilmesi önerilmiyor. Bunlar: domates, ceviz , süt ve süt ürünleri, sarımsak.. Bu soruna sahip kişilerin bunları dikkate alarak yeme düzenini değiştirmesi faydalı olacaktır.

Beslenmeden sonra gelen önemli faktörlerden birisi de tabi ki cilt bakımıdır. Bu konuda çok fazla doğru bilinen yanlışlar mevcut. Gerek cilde göre ürün seçiminde , gerek uygulama şeklinde , gerekse kullanma süresinde. Sanıldığı gibi aynı ürünü uzun süre kullanmak cilde zarar vermez.Aksine cildi belli bir düzene alıştırır fakat sürekli farklı ürünler denemek cildin dengesini bozup irite edebilir. Yani her şeyde olduğu gibi cilt bakımında da düzenli bir devamlılık esastır. Yağlı cilde sahip insanlar , bu yağı sağlıklı bir şekilde arındırmak için su bazlı ürünler, kuru ciltliler cilde gereken nemi vermek için yağlı yapıda ürünler, karma ciltliler ise T bölgesinin yağını arındıracak, fakat aynı zamanda nem ihtiyacını da karşılayacak ürünler tercih etmelidir.

Peki ya hem düzenli beslenip, hem cilt bakımını aksatmadan ve doğru bir biçimde yaptığı halde cildi düzelmek bilmeyen ve bundan rahatsız olan insanların yapacağı şeyler nelerdir? Öncelikle tabi ki sorunu bizzat inceleyip bunu düzeltebilecek tek kişi dermatologlar/cilt doktorlarıdır. Fakat kendi çabamızla cildimizi temiz ve sağlıklı göstermek adına yapabileceğimiz birkaç küçük ama etkisi büyük tüyo mevcut. Örneğin, ev halkıyla aynı havluyu kullanmamak, yastık kılıfımızı iki veya üç günde bir değiştirmek, günde en az iki litre su içmek, yaz-kış güneş kremi kullanmak, özellikle geceleri, gün boyu pis hava veya makyajdan dolayı yüzde biriken kirden cildi arındırmak… Beslenme + bakım + dikkat ! Bu maddelerin gerektirdiklerini uyguladıktan sonra (ciddi tedavi gerektirecek bir sıkıntı olmadığı sürece) cilt hem gittikçe düzelecek hem de sağlıklı bir parıltı cilde yayılacak. Çoğumuzun hayır diyemeyeceği ender şeylerden.