İnsanlar Robot! Robotlar İnsan! 21. Yüzyılın Gerçeği!

İnsanlar Robot! Robotlar İnsan! 21. Yüzyılın Gerçeği!

21. Yüzyıl her yönü ile tuhaf bir yüzyıl. Karmaşanın had safhaya çıktığı bu dönemde jenerasyonlar arası uzaklık uçurumlarla değerlendirilmekte. Bir yıl önce yaşanan gelişim ve değişim, bu yıl bir başka seviyede seyrediyor.

 

 

21. Yüzyıl her yönü ile tuhaf bir yüzyıl. Karmaşanın had safhaya çıktığı bu dönemde jenerasyonlar arası uzaklık uçurumlarla değerlendirilmekte. Bir yıl önce yaşanan gelişim ve değişim, bu yıl bir başka seviyede seyrediyor. Bir günlük kopuş dünyadan kopuşla eş değere denk düşebiliyor. Robotların çağına giriş yüzyılı 21. yüzyıl. Robotlar artık çığır açtı bu çağda. 20 yıllık 21. yüzyıl serüveni devletlerin küçük alanlarda büyük kavgalara tutuştukları dönem. Bu dönemde küçük ama büyük kavgalar bazı coğrafyalardan eksilmezken, bazı coğrafyalarda yeni gezegen hayalleri gerçekleşiyor. Bu coğrafyada mekanik dijital aletler bazı denemelerle duygular bile kazanmaya başlıyor. İşte 21. Yüzyıl çağı.

Robotlar üzerinde çalışmalar, bir diğer adı ile ceplerimize kadar giren yapay zekalar bir şekilde hepimizin hayatında yer etmeye başladı. Kendinizi telefondaki yapay zeka ile konuşurken düşündünüz mü? Düşünmediniz bizce hatırladınız. Çünkü artık ceplerimizde küçük çaplı sohbet edebildiğimiz yapay zekalar bulunuyor. Bu yapay zekalar bizi anlamaya çalışıyor veya anlamaya çalıştıklarını gösteriyor. Evet şimdilik o yapay zekanın fişleri veya şarjı bizim elimizde; ama önümüzdeki yıllarda böyle mi olacak sizce?

5d30386c55428723ec496959.jpg

Robotların insani duygular ile bezendiği çalışmalar her geçen gün televizyonlarda insanlara sunulurken, filmlerde bile birçok konunun ana hatları bu yapay zekalar olurken; bize düşen görev nedir? robotun fişini çekmek mi? Robotla robot olmamak mı?

Robotun fişi dediğimiz gibi şimdilik bizim elimizde olsa da ilerleyen zamanlarda bizim fişimiz robotların elinde olabilir. Bağımlılıklarımız her geçen gün artmaya devam ederken, mesela bir sanal oyunda ruhumuzu bulduğumuz ve bu sanal dünyada üzülüp, sinirlendiğimiz, mutlu olduğumuz gerçeği yüzümüze çarpıyor. Televizyon başından kalkamadığımız, kilitlendiğimiz, oyunlara tüm benliğimiz ile sarıldığımız bu çağda bir nevi robotlara bağlandığımızın farkında mıyız?

Yukarıda belirtilen tüm cümleler bazı uzman sosyolog, psikolog, biyolog ve bilim insanları tarafından derlenerek yazıldı. Bu insanların kurduğu argümanların korkutucu taraflarını fark eden bazı biz insanlardan robotlara bağımlılığımızı frenlerken daha da nasıl robotlaşmamayı sağlayabiliriz.

İnsan hisleri etkiye tepki ile çalışsa da bu etki ve tepkinin belirtilen kalıpları yoktur. Kalıplar düzdür, sadedir, köşelidir; oysa insan duygularında köşeler yoktur, dalgalanmalar vardır. Bu dalgalanmalar ruhunu doğadan, sevgiden, umuttan alır. Bir de bilimden de alabilir ruhunu. Bilim yapmak, robot üretmek insanlığa aykırı değildir, ancak robotlara dönüşmek insanlığa aykırıdır. İşte robotlaşan insan profili budur. Robotlar insan gibi oldurulmaya çalışılırken, insanın robotlaşması bu sebeple sorundur.

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.