2000-2020 Yılları Arasında Türk Siyasal Hayatındaki Başlıca Gelişmeler

2000-2020 arası dönemi kapsayan Türk siyasal hayatında yaşanan önemli gelişmelerin özeti

2000’li yıllara girdiğimizde ilk söz etmemiz gereken gelişme 5 Mayıs 2000 Cumhurbaşkanı seçimleridir. 2000 yılındaki cumhurbaşkanı seçimleri medyanın en etkili olduğu seçim olurken Ahmet Necdet Sezer Cumhurbaşkanı seçilmiştir. Ahmet Necdet Sezer Cumhurbaşkanı seçildikten sonra hükümet ile anlaşmazlıklar yaşamış bu anlaşmazlıklar 19 Şubat 2001’de Milli Güvenlik Kurulunda Cumhurbaşkanı Sezer’in, Ecevit’e anayasa kitapçığı fırlatması ile halka yansımıştır. Bu gelişme kötü giden ekonomiyi krize dönüştürmüştür. 2001’de bozulan ekonominin başına Kemal Derviş getirilmiş ve enflasyonun düşmesi sağlanmıştır. Böyle bir atmosferde Başbakan Ecevit’in kötüye giden sağlık durumu onun görevden çekilmesine yönelik talepleri arttırmışsa da Ecevit bu talepleri göz ardı etmiştir. Fakat Ecevit’e parti içinden istifalar şeklinde tepkiler gelince bu dağılmalar 2004’te yapılacak Milletvekili Genel Seçimlerinin 3 Kasım 2002’ye çekilmesine neden olmuştur. Bu sırada YSK Recep T. Erdoğan’ın milletvekili adaylığını iptal ettiği için seçimlerde partisi (AKP) tek başına iktidar oluyorken Recep T. Erdoğan milletvekili olamamıştır. Bunun üzerine Cumhurbaşkanı Sezer hükümeti kurmakla AKP Milletvekili Abdullah Gül’ü görevlendirmiştir. Seçimden sonra Recep T. Erdoğan’ın milletvekili olmasını sağlamak için AKP “seçim işlemelerinde noksanlık” itirazı ile Siirt’te seçimlerin yenilenmesini sağlamış ve 9 Mart 2003’te Recep T. Erdoğan milletvekili olarak parlamentoya girmiştir. AKP 28 Mart 2004 Yerel Yönetim Seçimlerinde 2002 seçimlerine kıyasla oylarını arttırmıştır. Bu seçimlerden sonra AKP iktidarına karşı darbe planlandığı bu darbenin Ergenekon isimli bir örgüt tarafından tasarlandığı iddia edilmiş. 
   

Türkiye 2007 Cumhurbaşkanı seçimlerine giderken Başbakan Erdoğan’ın Cumhurbaşkanı adayı olması ihtimaline yönelik MGK eski Genel Sekreteri emekli Orgeneral Tuncer Kılınç Erdoğan’ın cumhurbaşkanı olabilmesi için eşi Emine Erdoğan’ın başörtüsünü çıkarması gerektiğini ifade etmişti. Bu konu ayrı bir tartışma konusu iken Yargıtay Onursal Cumhuriyet Başsavcısı Sabih Kanadoğlu’nun “AKP Tek Başına Seçemez” isimli makalesi 367 tartışmasını meydana çıkardı. 367 tartışması “Anayasanın 102. Mad. Uyarınca cumhurbaşkanı seçimi için seçim sandığına en az, meclisin üçte ikisini oluşturan 367’nin üzerinde oy atılması gereğini bu aylardan en az 367’sinin bir aday üzerine birleşmemesi halinde oylamadan sonuç alınmamış sayılacağı.” bu maddeye göre AKP hâlihazırda 354 milletvekili ile cumhurbaşkanı seçemiyordu. 367 AKP tarafından saçmalık olarak nitelendirilirken CHP Genel Başkanı Deniz Baykal Erdoğan’ın aday olması halinde oylamaya katılmayacaklarını belirtti. AKP 24 Nisan 2007 tarihinde Abdullah Gülü cumhurbaşkanı adayı olarak ilan etti ve 367 sorununun çözümünü eksik olan 14 oyu bulup kendi adaylarını cumhurbaşkanı yapabilmek olarak gördüler. 28 Ağustos 3. turda 339 oy ile 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül seçildi. Bundan sonraki süreçte AKP hükümeti 367 sorununu aşmak, TBMM görev süresi, cumhurbaşkanının halk tarafından seçilip/seçilmemesi hakkındaki konuları halkın onayına sunulmuş %69 evet ile anayasa değişikliği kabul edilmiştir. 
   

Daha önce adı geçen, darbe planladığı iddia edilen Ergenekon isimli örgüte yönelik ilk soruşturma 12 Haziran 2007 Ümraniye’de bir gecekonduda 27 el bombası bulunması ile başlamıştır. Bu bombaların emekli Astsubay Oktay Yıldırım’a ait olduğu iddia edilmiş ve bu kapsamda gözaltı ve tutuklamalar gerçekleşmiştir. Devlet içinde örgütlenme olduğu iddiası ile açılan bu davada ilk iddianame Zekeriya Öz, Mehmet A. Pekgüzel ve Nihat Taşkın tarafından hazırlanmıştır. 20 civarında iddianame(İrticayla mücadele, Eylem Planı davası, Şile Kazıları, İlker Başbuğ davası...) Ergenekon davasıyla birleştirildi. Bu süreçte uzun tutukluluk süreleri, sağlıksız yaşam koşulları (Kuddusi Okkır tutuklu bulunduğu cezaevinde kansere yakalanmıştır ve bu süreçte hayatını kaybetmiştir), cezaevindeki olumsuz şartlar kamuoyu tarafından eleştirilmiştir. İlker Başbuğ, Doğu Perinçek emekli Tuğgeneral Veli Küçük gibi isimler müebbet hapis cezası almıştır. 2018’e gelindiğinde Ergenekon silahlı terör örgütünün varlığının kanıtlanamadığı, bu nedenle varlığı kanıtlamayan örgütün liderliği ve üyeliği ve örgüt adına suç işleme 
durumu söz konusu olmadığı anlaşılmıştır. Ergenekon savcıları Zekeriya Öz ve Fikret Seçen FETÖ soruşturmaları kapsamında aranırken davaya bakan hakimlerden bazı isimler tutuklanmıştır. 
   

2009 yerel seçimlerine yaklaşırken dikkat çeken gelişmeler Başbakan Erdoğan’ın Davos’da paneldeki “one minute”  çıkışının seçim kapmayasına etkisi ve ardından BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu’nun helikopter kazası sonucu vefat etmesi gibi olaylardan sonra AKP seçimlerde 1. parti olmuş fakat il genel meclisi oyları gerilemiştir. 
   

2000-2010 arası yılları bu şekilde özetlerken 2010 bizi karşılayan önemli gelişme 12 Eylül 2010 Referandumudur. Anayasanın 27. Maddesinin değişmesi teklifini meclisten geçiremeyen AKP halkoylamasına gitmiş ve %57 evet ile değişiklik kabul edilmiştir. Bu referandum ile yapılan değişikliklerin devlet içinde hızla yapılanan bir cemaate hizmet ettiği yönünde eleştiriler olmuştur. Referandumu birçok akademisyen, gazeteci, sanatçı “yetmez ama evet” kampanyası ile desteklemiştir. 2010 yılında önemli bir diğer gelişmesi ise Balyoz planı isimli darbe iddiası ile ilgili Taraf Gazetesinin haberi üzerine Cumhuriyet Başsavcılığının başlattığı soruşturmadır. 
   

Türk siyasi hayatında 2013’te gerçekleşen Gezi olayları Taksim’de Gezi Parkına topçu kışlasının inşa edilmesi kararı üzerine bu girişimin engellenmesi amaçlı eylemler yapılmasıdır. 27 Mayıs makinelerin Gezi parkına girmeleri üzerine eylemler şiddetlenmiş ve polis müdahalesine rağmen olaylar durulmamıştır. Eylemciler sosyal medyadan örgütlenmiş ve olaylar 79 il merkezine yayılmıştır. 2,5 milyon insanın katıldığı bu eylemlerde 2 güvelik görevlisi ve 9 sivil hayatını kaybederken yaralıların sayısı binleri geçmiştir. Siyasi partilerin tutumları şu şekilde olmuştur; CHP desteklemiş, MHP başta destek vermemiş ise de sonradan bu eylemlerin bir çığlığın sembolleştiği yer ifadesi ile gündeme gelmiş, AKP gezi eylemlerini protesto eden mitingler düzenlemiştir. 
   

17-25 Aralık soruşturmaları 2013 yılının önemli gelişmelerinden biridir. 17 Aralık sabahı 89 kişi “rüşvet, görevi kötüye kullanma, ihaleye fesat karıştırma ve kaçakçılık” gibi suçları işlediği iddiası ile gözaltına alınmıştır. Başbakan Erdoğan bu soruşturmanın hükümeti hedef aldığını iddia etmiş ve soruşturmanın F. Gülen tarafından yürütüldüğü iddialar arasında görülmüştür. 25 Aralık’ta yeni bir soruşturma ile içlerinde Bilal Erdoğan’ın da bulunduğu 96 kişi “suç işlemek için örgüt kurmakla ve rüşvet” ile suçlanmıştır. Gülen grubunun devlet için bir yapılanma oluşturduğu bariz ortaya çıkmaktayken bu soruşturmalar ile artık AKP-F. Gülen birlikteliği iyice sarsılmıştır. Fakat Gülen grubu devlete sızmış ve güçlenmişti. Bu birlikteliğin yarattığı kolaylıklar ile devlet içerisinde yapılanan Gülen grubu 15 Temmuz 2016’da Darbe girişiminde bulunmuştur. Darbe girişimi püskürtülmüştür. FETÖ ile uzaktan yakından herhangi bir ilişiği olan kişiler mesleklerinden men edilmiş ve tutuklanmıştır. 
 

10 Ağustos 2014 Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde halk oyu ile seçilen ilk Cumhurbaşkanı Recep T. Erdoğan olmuştur. 2017 Referandumu ile parlamenter sistemden başkanlık sistemine geçilmiş, milletvekili sayısı 600 olmuş, HSYK yapısında değişiklikler yapılmıştır. MHP referandumun yapılması yönünde oy kullanırken CHP usulsüzlük yapıldığını iddia etmiş ise de halkoyu ile değişiklikler kabul edilmiştir.  
 

24 Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve milletvekili seçimleri yapılmış. İlk defa bu seçimlerde partiler ittifak kurarak seçime girmiş. MHP-AKP’nin oluşturduğu Cumhur İttifakı ve CHP-İYİ-SP-DP oluşturduğu Millet İttifakı. Recep T. Erdoğan en yakın rakibi Muharrem İnce karşısında %52 oy ile seçimi kazanmıştır. 31 Mart 2019’da yapılan yerel seçimlerde AKP ve ittifak içerisinde bulunduğu MHP önemli illerde (İstanbul, Ankara, Adana, Mersin, Antalya, Artvin, Kırşehir) başarısız sonuçlar almış. CHP ve ittifak içerisinde olduğu İYİ parti bu seçimde başarılı sonuçları elde etmiş diyebiliriz (ittifak çerçevesi içerisinde). İstanbul’da seçilen Ekrem İmamoğlu seçilmesinin ardından AKP’nin itirazı üzerine YSK İstanbul seçimlerini yenilemiş ve tekrarlanan seçimlerde Ekrem İmamoğlu ilk seçime göre daha büyük fark ile AKP adayını geçerek seçimi tekrar kazanmıştır 

31 Tem 2020 - 06:02 - Gündem --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Ay Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Ay hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Ay editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Ay değil haberi geçen ajanstır.




Anket Cumhurbaşkanlığı Seçimlerinde Recep Tayyip Erdoğan'a Oy Verir misiniz ?