İstanbul deprem beklentisini açıkladı; Deprem olacak İstanbul'un %20'si etkilenecek..!

İstanbul deprem beklentisini açıkladı; Deprem olacak İstanbul'un %20'si etkilenecek..!

Ünlü deprem uzmanı aynı zamanda Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Mühendislik Dekanı ve ÇOMÜ Deprem Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü olan Prof. Dr. Tolga Bekler, Ülkemizde ne yazık ki 10 yılda bir 6 ve üzeri büyüklükte depremler gerçekleşiyor.

UZMANINDAN ÜRKÜTEN DEPREM UYARISI

Ünlü deprem uzmanı aynı zamanda Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Mühendislik Dekanı ve ÇOMÜ Deprem Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü olan Prof. Dr. Tolga Bekler, Ülkemizde ne yazık ki 10 yılda bir 6 ve üzeri büyüklükte depremler gerçekleşiyor. Marmara Denizi üzerinde gerçekleşecek bir depremin İstanbul halkının yüzde 20’sini kötü yönde etkileyici dile getirdi.

images-2020-11-03t164331-939.jpeg
Prof. Dr. Tolga Bekler, 30 Ekim tarihinde 6.6 büyüklüğünde İzmir ilinin Seferihisar açıklarında meydana gelen depreme ait ilginç açıklamalarda bulundu. Devamında ise olması beklenen Marmara depremine dair konuşma yaptı.
Ülkemizin genç oluşumlu bir yapıya sahil olduğunu söyleyen Prof. Dr. Bekler, her 10 yılda bir 6 ve üzeri deprem gerçekleştiğini dile getirdi. Depremin oluşturduğu üzücü sonuçların deprem ve ya zeminde olmadığını, ülkemizde ciddi bir sorun olan yapılardan kaynaklandığını söyledi.
Sözlerine devam eden Prof. Dr. Bekler, “Zemin bölgesinin ancak depremde şu şekilde bir sorumluluğu ve taşıyıcılığı var. Bugün Çanakkale’nin en büyük sıkıntılarında bir dolgu zeminlerin olmasıdır. Örnek vermek gerekirse Sarıçay deltası en güzel örneklerdendir.
Ova üstünde kurulan zeminin gelen deprem dalgasını adeta bir pilav lapasının üzerindeki bir yapıyı sallar gibi büyüterek, yapıya askettirmesidir. Biz bilimsel çalışmalarımızda bu duruma büyütme deriz. Çanakkale ile İzmir’de yıkılan binaların zemin yapısı aynı, sıvılaşma etkisi gösterir.” dedi.
Prof. Dr. Tolga Bekler yaptığı açıklamada depremin bir tüp patlaması gibi olmadığını böyle bir  durumda yalnızca camların patlayacağını, kalan yerlerin sağlam kalacağını söylüyor. Tüp patlamasının bir basınç yarattığını depremin ise çok farklı olduğunu söylüyor. Depremde işin camlarla kalmayıp binaların yıkılmasına kadar vardığını söyleyen Bekler, bina yapılırken gerekli önlemlerin ve tedbirlerin alınmış olmasının gerekliliğini vurguluyor. Gerekli tedbirler alınmazsa birçok kentimizde de İzmir’deki gibi bir felaket yaşanabileceğine dikkat çekiyor. 
Yaşanan depremin şiddetinin daha büyük olması durumunda çok daha büyük bir felaket yaşanabileceğini belirten Bekler, daha büyük şiddetli bir depremle bir de tsunaminin birleşmesi söz konusu olursa çok daha fazla sonuçlara sebep olabileceğini savunuyor.
Yakın zamanda Marmara Denizi’nde beklenen tsunaminin ise olasılığının düşük olduğunu ve tsunamiden çok Marmara’da heyelan sıkıntısı yaşanabileceğini belirten Bekler neden olarak da bölgedeki fayların farklılığını gösteriyor. Bölgedeki faylar tsunami etkisi yaratabilecek faylar olmasa da kıyı kesiminin zemin olarak çok kötü olması nedeniyle en ufak bir depremin bölgeyi yıkabileceğinden bahsediyor. Eski yapıların ve devlet dairelerinin halen daha bölgede kullanıldıklarından ve çok fazla yerleşime sahip olduğundan olabilecek ufak çaplı depremin büyük zayihatlar vereceğini dile getiren Bekler, bölgede gerçekleşmesi beklenen depremin er ya da geç olacağını belirtiyor.

İlgili Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.