Dikkat! Beyni Küçültüyormuş! Her Gün Yiyoruz Ama Beyni Küçülttüğü Anlaşıldı!

Dikkat! Beyni Küçültüyormuş! Her Gün Yiyoruz Ama Beyni Küçülttüğü Anlaşıldı!

Günlük yaşantımızda içeriğini bilmeden tükettiğimiz besinler aslında sağlığımıza sandığımızdan daha çok zarar veriyor. Günümüz şartlarında spor gibi aktivitelere yer ayıramadığımız için, en azından sağlıklı beslenmeye özen göstermeliyiz.

Son dönemlerde ortaya çıkan koronavirüs sebebiyle bağışıklık sisteminin önemi daha çok anlaşıldı. Bağışıklık sistemimizi güçlendirmek için bazı besinleri hayatımızdan çıkarmamız gerekiyor. İşte sağlığımızı tehdit eden besinler hakkında her şey… hangi besinler beyin sağlığımızı tehdit ediyor? Hangi besinlerden uzak durmalıyız? İşte detaylar…

Türk Nöroloji Derneği Genel Sekreteri Prof. Dr. Demet Özbabalık Adapınar yaptığı açıklamada orta vücut bölgesi yağlı olan kişilerin, beyin hastalıkları bakımından çok daha büyük risk taşıdığını bildirdi.

Yağ Oranı Arttıkça Beyin Küçülüyor!

Prof. Dr. Demet Özbabalık Adapınar konu hakkında yaptığı açıklamada; "Son yıllarda beyin sağlığı ve beslenme ile ilgili değişen bilgiler oldu. Bir kişinin nörolojik hastalıklara yakalanmamak için kaçınması gereken şeyler artık çok netleşti. Örneğin; Karbonhidrat, doymuş yağ, margarin, şeker…Bunlar özellikle yarattıkları ortam karışıklığıyla dokuya sağlıksız mesaj veriyorlar. Hücreyi gereksiz, olumsuz çalışma koşullarına sokuyorlar. Kişi, belli bir vücut kitle indeksi (VKİ)'nin üzerine çıktığında hücreye olumsuz mesajlar gitmeye başlıyor ve kişi hangi nörolojik hastalığa yatkınsa onunla uğraşmaya başlıyor.” İfadelerine yer verdi.

Kahve Bile Tehlikeli!

Ürünlerin içerisine konulan MSG (Monosodyum glutamat – lezzet artırıcı) de olan etki kişinin sürekli olarak  o gıdalara yönelmesine sebep oluyor. Sorunu tetikleyen şeylerden biri olup olmadığına dair yöneltilen sorulara ise Prof. Dr. Adapınar, şöyle cevap verdi: "Kahve de bile MSG var. Son zamanlarda bazı kahve türlerinin ciddi bağımlılık yaptığına yönelik açıklamalar yapıldı. İnme ve nörodejeneratif hastalıklar, en büyük grubu oluşturuyor. Kişiler, tüm nörolojik hastalıklara açık hale geliyor ama bu iki hastalık daha önemli bir risk faktörü" ifadelerini kullandı.

Kötü Yağlar Bel Bölgesinde!

Yaptığı açıklamarda beyin hastalığı riskini taşıyan kişilerin genel olarak orta vücut bölgesi yağlı olan kişilerden oluştuğunu açıklayan Prof. Dr. Adapınar, "Kötü yağların en kolay toplandığı yerler vücuttaki orta alanlar, bel bölgesidir. Yakın organlar olması nedeniyle kalbe de çok ciddi bir zararı vardır. Kalbe zararlı olan her şey beyin için de zararlıdır. Karbonhidrat alımı arttıkça bedende yağlanma artmaya başlar. Kötü yağı sadece margarin yiyerek değil, kötü besin tüketerek de alabilirsiniz. Katkı gıdalı her şey buna dâhildir. Fast food, cips, bisküvi, kraker… Şeker ve karbonhidratı geri planda tutmalıyız ve bunları sadece özel günlerin yiyeceği haline getirmeliyiz. Aldığınız ürünün paketini okuyun, yiyeceğin dışında yazılı olan her şey vücut orta bölgesinde yağlanmanın kaynağını oluşturuyor. Öncelikle kansere yol açtığı söylendi ama bunun sadece kanser ile ilgili olmadığı anlaşıldı. Düşünün ki; bu kahveyi içen kişilerde her gün o kahveyi içme isteği doğuyor. Bu da birçok sağlık sorununu beraberinde getiriyor. Sağlıklı kalmak için çevremize biraz daha dikkatli bakmamız gerekiyor. Yediklerimizden, giydiklerimize, ayakkabımıza, kullandığımız çantaya, saçlarımıza uyguladığımız maddeye kadar her şey belki de hastalık için ön alt yapıyı oluşturuyor ve üzerine de hastalıklar ekleniyor.

Diş tedavileri bile bu anlamda çok önemli bir yer tutuyor. Örneğin; ağız mukozası çok önemlidir. İçinde sabit ve insan için gerekli olan mikroorganizmalar vardır. Dolayısıyla ağız içinde yapılan her türlü bilinçsiz işlem bu mikroorganizmaları değiştirir ve hastalık oluşumuna zemin hazırlar. Gençlerde vaskülit adı verilen damar tıkanıklıklarına sebep olabilirler” ifadelerini kullanarak açıkladı.

 Yanlış Beslenme Hangi Beyin Hastalıklarını Tetikler!

Yanlış beslenme en büyük sorunlarımızdan biri haline geldi . Gıda çeşitliliğinin artması ve içerik hassasiyetinin azalması ile insanlar sağlıksız beslenmeye başladı. Sağlık beslenme ile beraber bir çok sağlık sorunu ortaya çıktı. Yanlış beslenmenin damar tıkanıkları için olumsuz bir etken olduğunu Prof. Dr. Adapınar, "Bunlar; nöropatiler (sinir ucu iltihabı), Alzheimer, tüm demanslar, motor nöron hastalıklardır" diyerek, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bir toplumda en çok hangi hastalığın görüldüğüne bakmak lazım. Bu, o toplumun yaptığı bir hata ile ilgilidir ve bu en çok da yeme hatası ile ilgilidir veya günlük kullanılan bir olgu hatasıdır. Ama modern toplumlarda, deterjandan tutun da yediğimiz ürünlere kadar pek çok şey sorumlu olabilir. Bunu konuşmanın sınırı yok ama 'anne ve babamızdan gördüğümüz beslenme tarzını nasıl değiştirebiliriz' konusu çok önemli. Elbette her şeyden bir miktar yemeliyiz çünkü sürekli bir şeylerden kısmak da kişide stres oluşturur. Ama beslenmemizde asla ihmal etmememiz gereken yiyecekler var. Bunlara dikkat etmek lazım. 

  • Nohut, mercimek
  • Sağlıklı koşullarda yetiştirilmiş tahıllar
  • Genellikle pişirilmeden yenen sebze ve meyve, salata
  • Haftada en az üç kase kuruyemiş (fındık, ceviz, badem)
  • Kırmızı meyveler (nar, havuç, kırmızı üzüm)
  • Kırmızı üzümü yerken çekirdekleri dişlerinizin arasında kırarak yemelisiniz. Özellikle beyin sağlığı ve bunamadan korunmada son derece önemli. Kötü maddelerin temizlenmesini sağlar.
  • D vitamini de çok önemli bir faktör. Süt, yoğurt, peynir tüketimi ihmal edilmemeli. Güneş ışığı da çok önemli bir faktördür. Güneşli havalarda kollarımızı ve ayaklarımızı dışarıya uzatmalıyız. Bu, en ucuz ve en etkili tedavi olacaktır." Şeklinde kamuoyuna açıklama yaptı.
     

Beyni Küçülten Faktörler!

Prof. Dr. Demet Özbabalık Adapınar yaptığı açıklamada bahsi geçen, beyni küçülten faktörleri şu şekilde iletti ; "Stres ortamı ciddi bir risk faktörüdür. Sürekli aynı şeye odaklanma ve o konuda uzun vakitler harcama, buna rağmen olayları çözememe, o bölgeyle ilgili bir kullanılmazlık durumu ortaya çıkartıyor. Tek tip eğitimde gitmek, herhangi bir hobiyle uğraşmamak, diğer yaşam şekillerine kapalı olmak kişinin hep aynı beyin bölgesini kullanmasına neden oluyor. Böylece o bölge zamanla yoruluyor. Egzersiz yapmamak da beyni küçülten en önemli risk faktörlerinden bir tanesi. Günde 10.000 adım atmak son derece önemli. Artık fiziksel egzersiz, beyin egzersizi ve sanatla uğraşmanın beyni ciddi anlamda koruduğundan bahsediliyor. Yaşlanma, şeker tüketimi, yanlış beslenme, sigara tüketimi, alkol kullanımı, obezite gibi sorunlar beynin öğrenme merkezine, beyinciğe, beyindeki kimlik ve kişiliklerimizi oluşturan merkeze inanılmaz zararları vardır. Bu nedenle ağır içicilerin tüm risk faktörleri yok olsa bile nörolojik hastalıklara yakalanma riskleri her konuda çok daha fazladır. Beslenme eksikliği yapar, B12 ve folik asiti kendi besin ortamından uzaklaştırır ve kendisi ön plana çıkar. Alkolün beyin sağlığına inanılmaz büyük zararları olduğu asla unutulmamalıdır. Tiroid hastalıklarının birçok beyin hastalığı için alt yapı oluşturduğu biliniyor. Hastalar belirli aralıklarla doktoruna gitmeyi ihmal etmemeli. Eğer kişinin ailesinde tiroid hastası varsa mutlaka kendisi de kontrol altında olmalı. 20'li yaşlardan sonra kontrollere başlanabilir." Açıklamalarını yaptı.

 

 

 

 

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.