Bir Su Kaynatmakla Başlar Her Şey

Bir Su Kaynatmakla Başlar Her Şey

Mutfak bir terapi alanı. İnsanın birincil ihtiyacını, beslenmeyi karşılayan kutsal mekan bazen kocaman bir aileye, bazen hızlıca hazırlanmış iş çıkışı atıştırmalıklarının müdavimine, bazen kalabalık bir öğrenci gurubuna yükseliyor kokular.

Mutfak bir terapi alanı. İnsanın birincil ihtiyacını, beslenmeyi karşılayan kutsal mekan bazen kocaman bir aileye, bazen hızlıca hazırlanmış iş çıkışı atıştırmalıklarının müdavimine, bazen kalabalık bir öğrenci gurubuna yükseliyor kokular. Yaşam suyla başlıyor ve mutfakta ne yemek pişerse pişsin en az bir kere sudan geçiyor. Mutfak alışkanlıklarınız mikrodalga fırınla sınırlı değilse yüksek tempolu bir mutfak aktivitesinin ortasında bir an durup düşünün, sakinleşin ve analiz edin. Neler yapıyoruz, en otomatikleşmiş davranışımızın, en doğaçlamaya kendimizi kaptırmış halimizin her köşesinde suyla temas ediyoruz değil mi? Bizim gibi yemeklerimiz de bu yaşamsal kaynak olmadan aslında var olamıyor.

Bir Su Kaynatmakla Başlar Her Şey

Kış günlerinde geleneksel bir mutfakta her gün yaşanan bir seremoni, çorba yapmak. Sebzeler kaynamış suda haşlanır, bakliyatlar uzun saatler suda kaynar. Kaynamış et suyu da harika bir çorba eşlikçisidir. Ya ana yemeğin eşlikçisine ne demeli? Çeşnilendirilmeden önce kaynamış suda bekletilen pirinçler enfes bir pilava dönüşmeye hazırdır. Ama birincilik makarna olsa gerek. Kurtarıcımız, öğrenci evlerinin ana yemeği, şeflik yeteneklerimizi sergileyeceğimiz soslarla sıradan olmaktan çıkan, ziyafete dönüşen makarnalar. Bolca kaynamış tuzlu suyla başlar, rendelenmiş peynir, bir domates sosunun kıyma ile buluşup bolonez, sadeliği tercih edip napoliten kalmasıyla devam eder makarna partileri.

Su Nasıl Dönüşür?

Yemek tarifleri çoğaldıkça isimler de değişiyor, teknik terimler mutfağımıza internetin yardımıyla sızıyor. Kahvaltıda suyu kaynatıp içine yumurtayı kırar ve adına çılbır ya da poşet yumurta diyebilirsiniz. Ne de olsa mutfak özgürlükler alanı, yemek reçeteleri bir noktadan sonra her pişiriciyi azat eder. Ama hakkını vermek gerek, yemek tarifleri bazen öyle bir şefin elinden çıkar ki bizler önümüzde tarif, içimizde yoğun bir konsantrasyon yeni bir seremoniye hazırlanırız.

Öyle ilham verici tarifler vardır, dünyaya kulaklar kapanır, müzik açılır, her malzeme kendine özgü bir pişirme yöntemiyle ustaca pişirilir. Bazen tek bir malzeme için bir tencere su kaynatmak bile gerekse buna değer. Kaynayan suyun derecesi, fırının derecesi, gramlar, litreler, ozlar… Sonunda mutfağın kapıları açılınca kaynamış suyla başlayan, dünyayı sarması istenen kokularla biten bir serüvenin kahramanı olunur. İster sade bir makarna için, ister Julia Child usulü bir et yemeği için kaynatın suyunuzu, her yemek, pişiricisinin özenini hak eder.

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.