Beyaz Ayı Sendromu Nedir?

Beyaz Ayı Sendromu Nedir?

"Beyaz ayı sendromu" kavramı ilk olarak bir dergide yayınlanan makale ile ortaya çıktı. Söz konusu olan bu kavramın sinirsel ve bilişsel yönü bilim insanları tarafından detaylıca irdelenmiştir.

"Beyaz ayı sendromu" kavramı ilk olarak bir dergide yayınlanan makale ile ortaya çıktı. Söz konusu olan bu kavramın sinirsel ve bilişsel yönü bilim insanları tarafından detaylıca irdelenmiştir. Bu kavrama ismini veren durum çok tanıdık bir üne sahiptir. Tolstoy, bir gün kardeşine " Şurada ayakta dur ve beyaz ayıyı sakın düşünme." demiştir. Kardeşi bir süre boyunca dediğini yapmaya çalışmıştır fakat daha fazla dayanamayarak pes etmiştir. Çünkü beyaz ayıyı düşünmeden edememiştir. Tolstoy burada aslında çok başka anlamlara kapı aralamıştır. Burada anlatılmak istenen, kaçtığın şeyin nasıl peşinden geldiği gerçeğidir.

Nasıl İşler?

Psikologlar, bu durumda yer alan zihinsel süreçleri açıklarken yeni bir dürtüsel durumla karşılaştıkları için bu olaya, hikayedeki gibi, "Beyaz ayı sendromu" demişlerdir. Bu sendromda bizlere yapmamamız konusunda tavsiye edilen şeylerin zihnimizde nasıl kalıcı olacağını ve zihnimizden atmak istediğimiz, düşünmek istemediğimiz düşüncelerin nasıl esiri olacağımız ele alınıyor.

Zihnimiz, kurtulmak istediği düşünceleri inatla ve ısrarla kendisinden uzaklaştırmak isterken nasıl da ironik bir şekilde, daha kuvvetlice o şeyin mahkumu oluyor ve zihnimize kök salıyor. Bu sendrom, bir başka deyişle zihinsel kontrol mekanizmasının ters mühendislik denilen duruma maruz kalmasıdır.

Normal şartlarda zihnimiz, bize zarar verme riski olan olaylara ve durumlara karşı otomatik kontrol özelliğine sahiptir. Ancak; böyle durumlarda kontrolümüz dışına çıkar. Bazı psikologlar; cinsel saplantıları, dini düşüncelerden doğan bazı düşünceleri ve bazı psikozları beyaz ayı sendromu ile ilişkili bulur. Bu tür fanatik ve saplantılı düşüncelerin işleme süreçlerine baktığımızda tıpkı bu sendromdaki gibi fikirsel anlamda kısır döngüye hapsolunduğunu görürüz.

Beyaz ayı sendromu bazı yönlerden ise, kendini gerçekleştiren kehanet veya pygmalion efektine benzer. Çünkü buralarda da beklentilerimizin veya tam tersi beklentilerimizin ortaya çıkardığı bir karmaşa mevcuttur. Farklılık olarak; beyaz ayı sendromunda olumsuzluk içeren fikirlere karşı bir obsesyon olduğu bilinir

Beyaz ayı sendromu, en çok Prof. Daniel Wegner tarafından incelenmiştir. Wegner, yaptığı çalışmalarda beyaz ayı sendromunun şizofreninin sinirsel işleme süreciyle benzerlik olduğunu ortaya koymuştur. Wegner, bu sendroma, oldukça karmaşık bir yapıya sahip olduğu için, "ironik işleme teorisi" demiştir. Wegner bu sendroma karşı belli başlı birtakım tavsiyelerde bulunmuştur. Bunlar:

l Aynı anda birden fazla işle meşgul olma. Bu şekilde zihnen seni boğan düşünceye karşı kararlı ol.

l Yediye kadar sayarak nefesine odaklan. Çünkü nefes egzersizleri metabolizmanın işleyişine katkıda bulunduğu gibi zihnen de bir hayli etkili bir güce sahiptir.

l Yeni bir fikir bul veya zihninde farklı bir şeye yer aç

l Zihnin takıntı yapmasına neden olan şey her neyse bu fikri uzaklaştırıp başka zamana erteleyeceğini kendine itiraf et

l Düşünme eylemini kontrollü bir şekilde yapın. Takıntı yapan kavramı düşünmek yerine o eylemi kontrollü bir şekilde yapmaya çalışın. Bu, olumsuz fikri daha çabuk bir sürede zihinden atar.

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.