Behçet Hastalığı Nedir? Belirtileri Nelerdir? Nasıl Tedavi Edilir?

Behçet hastalığı, kan damarlarının iltihaplanması (vaskülit) nedeniyle ortaya çıkan kronik sistemik bir hastalıktır.

27 Aralık 2021 22:36 Sağlık
Behçet Hastalığı Nedir? Belirtileri Nelerdir? Nasıl Tedavi Edilir?

Behçet Hastalığı Nedir? Belirtileri Nelerdir? Nasıl Tedavi Edilir?

Behçet hastalığı, kan damarlarının iltihaplanması (vaskülit) nedeniyle ortaya çıkan kronik sistemik bir hastalıktır. Bu hastalığa Behçet sendromu da denir ve aynı anda vücudun farklı organlarını etkileyebilir. Nedeni net olmasa da bazı genetik faktörlerin etkili olabileceğine dair bilgiler var. 1936 yılında Türk dermatolog Hulusi Behçet, tüm dünyada Behçet hastalığı olarak anılan hastalığın üç ana belirtisinin belirlenmesini içeren bir makale yayınladı.

Behçet Hastalığı Nedir?

Hastalığın semptomları, kişiden kişiye değişebilen kan damarlarının (vaskülit) iltihaplanmasına bağlı olarak vücudun çeşitli yerlerinde meydana gelen yara ve ülserlerdir. Behçet hastalığı otoimmün bir hastalıktır, bağışıklık sisteminin sağlıklı hücrelere saldırması sonucunda ortaya çıkar ve bazen birbirinden bağımsız olarak görülebilen bir dizi farklı belirtiye dönüşür. Bazı hastalar hastalık geliştirmek için sadece ağız, deri ve genital bölgedeki yaralara güvenmelerine rağmen, bazı durumlarda kan damarlarının ve sinir sisteminin iltihaplanması beynin, akciğerlerin ve sindirim sistemi organlarının çeşitli kısımlarını etkileyebilir. Erkekler ve kadınlar arasında hastalık insidansında önemli bir fark yoktur, ancak erkeklerin hastalığın neden olduğu komplikasyonlardan kadınlara göre daha fazla etkilenme olasılığının yüksek olduğu görülmüştür.

Behçet Hastalığı Belirtileri Nelerdir?

Behçet hastalığının birbirinden bağımsız görünen bir dizi semptomu olabilir. Ancak Behçet hastalığının tanı kriterleri arasında günümüzde dört temel kriter kabul edilmektedir. Ağız ve genital bölgedeki yaralar, kızarıklıklar ve göz tutulumudur. Behçet hastalığının diğer belirtileri eklemlerde, sindirim sisteminde ve sinir sistemine bağlı birçok organda ortaya çıkabilir.

Ağız boşluğu: Ağız hastalıklarında tekrarlayan aftöz yaralar, hastalığın ilk belirtisi ve en sık görülen belirtisidir, boyutları ne olursa olsun şişkin ve yuvarlaktır. Zamanla bu yaralar ağrılı ülserler haline gelecek ve 1-3 hafta içinde iz bırakmadan kaybolacaktır.

Genital bölge: Hastalık erkeklerde ve kadınlarda görülür. Genital bölgede, çoğunlukla skrotumda ancak nadiren erkeklerin penis ve femur bölgesinde ülserler vardır; kadınlarda ise vulvada yuvarlak ağrılı bir yara şeklinde görülür. Labia major ve labia minorada ve vajinada (yaygın olmamakla birlikte) izler kalır. Yara izi Behçet hastalığının önemli bulgularından biridir. Bu yaralar 1-4 hafta içinde iyileşir. Ağız yaralarından daha az sıklıkla nüksetmekte.

Deri: Hastalığın semptomları arasında ergenlikten sonra ciltte sivilce, küçük kabarcıklardan başlayan ve daha sonra püstül, folikülit ve iltihaplı nodüller haline gelen bir döküntü bulunur. Bu lezyonlar genellikle lekeler bırakır (pigmentasyon). Esas olarak vücudun alt kısmında (pelvis, bacaklar, ayaklar) görülürler. Ancak kollarda, yüzde ve boyunda lezyonlar nadiren görülür. Bu lezyonlar sıklıkla tekrar eder.

Gözler: Behçet hastalığı göz küresinin orta tabakasını etkiler. Hastalığın seyri sırasında tekrarlayan ön ve arka üveit ve bu tabakanın iltihaplanmasına bağlı retina vasküliti görülebilir. Kırmızı gözler, ağrı ve bulanık görme en sık görülen rahatsızlıklardır. Belirtiler genellikle iki taraflıdır (simetrik). Kadınlarla karşılaştırıldığında, erkeklerin göz tutulumu sık ve şiddetli olabilir. Gözle ilgili rahatsızlık olabilir ve bazen hastanın rahatsızlığı azalır. Önleyici tedbirler alınmazsa Behçet hastalığı gözlerde iltihaplanmaya ve hatta körlüğe neden olabilir.

Eklemler: Hastaların yarısında eklem tutulumu vardır. Dizlerde, bileklerde, ayak bileklerinde ve dirseklerde şişme, hareket kısıtlılığı ve ağrı olarak görülebilir. Semptomlar tek taraflı (asimetrik) olabilir ve diğer semptomlar gibi 1-3 hafta sonra kendiliğinden kaybolabilirler.

Kan damarları: Büyük ve küçük kan damarlarında iltihaplanma birçok şekilde gelişebilir. Damarlarda iltihap varsa tromboflebit (pıhtılaşma iltihabı) veya tromboz görülebilir. Ayrıca hastalığın seyrine kollarda ve bacaklarda şişlik, kızarıklık ve ağrı eşlik eder. Bu semptomlar hastaların üçte birinde ortaya çıkar ve erkek hastalarda daha şiddetli olabilir. Bu sebeple bu belirtilerle karşılaştığınızda hemen doktorunuza danışmanız gerekir.

Sindirim sistemi: Bazı durumlarda ağız ve genital ülserlere sindirim ülserleri eşlik edebilir. İnce bağırsağın alt kısmı ve kalın bağırsağın üst kısmı ülserlerin en sık görüldüğü yerlerdir. Bazı durumlarda karın ağrısı, mide bulantısı, kusma, ishal, kanlı ishal gibi benzer semptomlar nedeniyle Crohn hastalığı ile karıştırılabilir.

Sinir sistemi: Behçet hastalığının en ciddi tutulumlarından biri sinir sistemidir. En çok merkezi sinir sistemi etkilenir. Beyin sapı, bazal ganglionlar, yarım küre ve omurilik en sık etkilenen bölgelerdir. Bu durumda baş ağrısı, diplopi, ateş, denge bozuklukları, yutma güçlüğü, kişilik değişiklikleri veya felçler görülebilir. Beyin çevresindeki koruyucu tabaka etkilenirse menenjit meydana gelebilir.

Behçet hastalığının kesin teşhisi için laboratuvar testleri yoktur. Uluslararası Behçet Hastalığı Araştırma Grubu'nun tanı kriterlerine göre: On iki ay içinde tekrarlayan genital ülser veya yara izleri, üç ay içinde üç veya daha fazla aftöz yaralar ve göz hastalıkları gelişmesi, Deri lezyonları (akne kızarıklık gibi), eritema nodosa), motilite testi için pozitif olarak teşhis edilir. Behçet hastalığı testi olarak da adlandırılan patolojik yanıt testi, küçük steril bir iğne ile kolda delik açılarak yapılır ve ayrıca tanı amaçlı kullanılır. İğnenin cilde girdiği yerde bir kızarıklık veya iltihaplı şişlik meydana gelirse, test pozitiftir. Ancak, teşhis için tek başına test yapmak yeterli değildir. Tanıya diğer bulgular eşlik etmelidir.

Behçet Hastalığı Tedavisi

Bağışıklık sisteminin (otoimmün) bir hastalığı olan Behçet hastalığının net bir tedavi yöntemi olmaksızın tedavisi, semptomları azaltmak ve hastalığın daha ciddi hastalığa neden olmasını önlemek için kullanılabilir. Bu hastalığın farklı bir seyri olabilir. Erken tedavide ağız boşluğu, genital bölge ve cilt gelişimi aşamalarında kortizon içeren merhemler ve solüsyonlar kullanılır. Orta dereceli durumlarda bağışıklık sistemini baskılamayan ilaçlara cevap alınabilir. Bununla birlikte, ağır vakalarda, hastalıkların sağlıklı dokulara zarar vermesini önlemek için immünsüpresif ilaçlar kullanılır ve çeşitli destekleyici tedaviler de dahildir.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Ziyaretçilere aittir.