Bağışıklık Sistemini Güçlendirmek İçin Yapılması Gerekenler

Bağışıklık Sistemini Güçlendirmek İçin Yapılması Gerekenler

Beden sağlığınızı korumak ve güçlendirmek için gerekli olan yaşam tarzı ile ilgili ayrıntılı bilgiler bulunmaktadır.

Bağışıklık sistemi deyince akla ilk gelen şey hastalıklar karşısında oluşan vücut direncimizdir. Bu direncin azlığı veya çokluğu kişiden kişiye değişmektedir. Ayrıntılı olarak ele almak gerekirse bağışıklık sistemi; patojenler, bakteriler, enfeksiyonlar ve hastalığa sebep olan virüslere karşı savaşan hücrelerden oluşmaktadır. Bu savaş sırasında gerçekleşen bedensel süreçler de bağışıklık sistemine dahildir. Vücudumuz bir sorunla karşılaştığında bağışıklık sistemine ait koruyucu kalkanımız olan antikorları serbest bırakır. Bu antikorlar tehlikeli gördüğü yapılar üzerine yapışır ve onları öldürür. Bu sebeple bağışıklık sistemini vücudumuz için güçlü bir savunma sistemi diye de adlandırabiliriz.

 Sadece hasta olduğumuzda aklımıza gelen bağışıklık sitemimiz aslında yaşam tarzımızı yansıtmaktadır. Sizler yaşam tarzınızı bağışıklık sisteminizi destekleyici yönde şekillendirebilirsiniz. Bağışıklık sistemini güçlendirmenin birden fazla yolu vardır. Bunlardan bazıları; beslenme, hijyen ve tüm sağlık önerilerini dikkate alarak yaşamaktır. Sağlık önerileri ise uzmanlar tarafından yapılan ve hepimizin uygulaması gereken maddelerden oluşur. Düzenli ve yeterli uyumak, beden temizliğine özen göstermek, düzenli su içmek, düzenli spor yapmak, stresten uzak durmak ve sigara gibi sağlığa zararlı maddeler kullanmamak en önemli maddeler arasında yer almaktadır.

Beslenme ise bağışıklık sistemimizle en yakından ilgili olan bölümdür. Doğamız bizlere bağışıklık sistemi üzerinde etkili olan zengin besinler sunmaktadır. Sağlıklı bir beslenme alışkanlığı kazanarak vücudumuzu her türlüğü hastalığa karşı savaşa hazır halde tutabiliriz. Unutulmaması gereken bir nokta ise hastalığı önlemenin tedavi olmaktan daha kolay olduğudur. Hastalanmadan önce bizi koruyan kalkanlarımızı güçlendirmeliyiz. Aniden gelen ve tüm dünyayı saran covıd-19 salgını bu davranış şeklinin ne kadar doğru ve gerekli olduğunu ispatlamıştır. Bu sebeple bağışıklık sistemini güçlü tutmanın ne kadar önemli olduğu görülmektedir. Bağışıklık sistemini günlük hayatımızda sağlıklı yaşam tarzını benimseyerek güçlendirebiliriz. Bu sağlıklı yaşam tarzına sahip olmak isteyenlere aşağıdaki listede bulunan uygulamaları yapmalarını öneriyoruz.

  1. Uyku saatlerini düzene koymak ve yeterince uyumak gerekir.

Yapılan araştırmalar düzenli uyku saatleri olan yeterince uyuyan kişilerin diğer kişilere oranla güçlü bir vücuda sahip olduklarını göstermektedir. Hem ruhsal hem de bedensel olarak güç kazanmak istiyorsanız bunu uygulamalısınız.

  1. Beden temizliğine özen gösterilmelidir.

Bağışıklık sistemimizi güçlü tutmanın bir diğer yolu ise vücudumuzu temiz tutarak mikropların vücudunuza girmesine engel olmaktır. Bunun yolu ise en çok kullandığımız ve dış dünyayla doğrudan temas halinde olan ellerimizi sık sık ve doğru bir şekilde yıkamaktan geçmektedir. Ağız ise temizliğine dikkat edilmesi gereken diğer bir organdır. Düzenli olarak dişler fırçalanmalı ve ağza gargara yapılmalıdır. Ağızda bulunan mikroplar boğaza ve oradan diğer organlara gitmeden durdurulmalıdır. Bu uygulamalar özellikle günümüzün yeni virüsü covıd-19 için de bir korunma yöntemi olarak önerilmektedir.

  1. Düzenli olarak su içilmelidir.

Vücutta bulunan toksinlerin dışarı atılmasını hızlandırmak ve kolaylaştırmak için günde en az 2 litre su içilmelidir. Sağlıklı olan ise 2 litre suyu bir anda içmek değildir. Uyandığınız vakitten uyuyana kadar geçirdiğiniz zaman aralığında azar azar düzenli olarak su içilmelidir. Su içerken günlük miktar vücudun kaldıramayacağı rakamlara ulaşmamalıdır. Bu en başta böbrek olmak üzere diğer organlara da zarar verebilir.

  1. Sigara, alkol gibi zararlı maddeler kullanılmamalıdır.

Vücudunuza hiçbir katkısı olmadığı gibi üstelik sağlığınıza zarar veren bu alışkanlıklar organlarınızı yıpratmaktadır. Bu yıpranma sonucu organlar görevlerini yerine getiremediği gibi ömürleri de kısalmaktadır. Güçlü bir bağışıklık sistemi sağlıklı organlardan geçmektedir.

  1. Düzenli olarak spor yapılmalıdır.

Kilo ve sağlık arasında yadsınamaz derecede bir ilişki vardır. Kilonun fazlası da azı da zararlıdır. Önemli olan ise boy ve kilo arasındaki ilişkiyi açıklayan vücut kitle endeksinin ne durumda olduğudur. Çıkan sonuç ile kişinin vücut kitle endeksi sağlıklı aralıklarda ise sorun yoktur. Fakat vücut kitle endeksinin normal değerlerden çok az ya da tam aksine çok fazla çıkması sorun teşkil etmektedir. Bu sebeple sağlıklı olan kiloya ulaşabilmek ve bu kiloyu koruyabilmek için düzenli olarak spor yapılmalıdır. Dikkat edilmesi gereken bir diğer nokta ise spor için ayrılan süredir. Uzun süren, yoğun, yorucu bir spor programı vücudun bağışıklık ile birlikte vereceği tepkiyi bastırmaktadır. Yapılan spor ne kadar yoğun olur ve ne kadar uzun sürerse bağışıklık sistemi de bir o kadar çok yorulur ve sürekli hastalanmaya sebep olur. Bu sebeple her gün 25- 45 dakika aralığında spor yapmak bağışıklık sistemini güçlendirmek için ideal bir süredir.

  1.   Stresten uzak bir yaşam sürdürülmeli ya da en aza indirilmelidir.

Düzenli olarak stres altında olan kişilerin yaşadıkları stres vücutlarında bulunan T hücrelerine ve doğal savaşçı hücrelere zarar vermektedir. T hücreleri ve doğal savaşçı hücreler gördükleri zarar sonucunda görevlerini yerine getiremez ve vücudu enfeksiyonlara karşı koruyamazlar. Böylece vücudumuzu koruyan yapıların zarar görmesi sonucu bağışıklık sistemimiz gücünü kaybeder ve hastalıklara açık hale gelmeye başlar. Gerçekleşen bu olumsuz değişimle birlikte ülser, soğuk algınlıkları, diyabet, kalp damar hastalıkları, sinir sistemi bozuklukları gibi daha nice hastalıklar vücudumuzun kapısına dayanmaktadır. Bu sebeple tamamen ortadan kaldırmaya gücümüzün yetmediği stresin zarar verici etkilerinden vücudumuzu korumak gerekmektedir. Bağışıklığınızı güçlendirerek vücudunuzu strese karşı daha dirençli hale getirebilirsiniz.

  1. Vücuda faydası olmayan işlenmiş gıdalar tüketilmemelidir.

Beslenmede uyulması gereken ilk kural sağlığı bozacak vücuda zarar verecek gıdalardan uzak durmaktır. Uzak durmanız gereken besinleri kısaca açıklayalım. Rafine şeker içeren, trans yağ içeren, glüten içeren gıdalar bunlardan bazılarıdır. İşlem görmüş paketli gıdalar ve işlenmiş etlerin yer aldığı şarküteri ürünleri de bu gıdalar arasında yer almaktadır.

Rafine şeker içeren gıdalar; pasta, çikolata, gazlı içecekler, hazır pakette bisküviler ve hazır meyve suları…

Trans yağ içeren gıdalar; margarinler, kızartılmış patates gibi birçok fast food ürünü, hazır kek, pasta ve kurabiyeler…

Glüten içeren gıdalar; ekmek, lavaş, kraker, buğday unu…

İşlem görmüş, paketli gıdalar; gofret, cips, çikolata, bisküvi, hazır kek gibi paketlenmiş tüm atıştırmalıklar bu gıdal içerisinde yer alır.

İşlenmiş etlerin yer aldığı paketlenmiş şarküteri ürünleri; sosis, salam, sucuk, pastırma, jambon…

  1. Bağışıklığı güçlendiren doğal gıdalar ile beslenilmelidir.

Doğanın sunduğu mucize gıdaları tüketerek vücudunuzu güçlü bir savaşçı konumuna getirebilirsiniz. Bu sayede hasta olmanıza engel olabilir ya da güçlü bağışıklık sisteminizle kolay iyileşebilirsiniz. Günümüzde yayılan yeni covid-19 virüsü ırk, din, dil ayrımı yapmadan tüm dünyaya bu bilginin ne kadar önemli olduğunu anlatmıştır. Uyguladığı doğru beslenme alışkanlıklarıyla birlikte spor yapan ve böylece güçlü bir bağışıklık sistemine sahip olup alan kişilerin covid-19 virüsünü daha kolay yendiğini ve kısa sürede normal hayatlarına dönebildiğini tüm dünya görmüştür. Şuanda görülüyor ki tüm insanlığın yapması gereken birey olarak önce kendileri ve sonra çevreleri için spor yapmayı, dengeli ve doğal beslenmeyi yaşam tarzı haline dönüştürmektir. Bağışık sistemini güçlendiren doğal gıdalar aşağıda başlıklar halinde açıklanmıştır.

 

  1. ) Probiyotik içeren gıdalar tüketilmelidir: Probiyotikler patojenlerin ve zararlı bakterilerin vücuda yerleşmesini önlemekte, bağırsaklarda bulunan mikroorganizmalar arasındaki dengeyi sağlayarak vücudumuzun sağlık durumuna fayda sağlamaktadır. Vücudunuza probiyotik alırken eczanelerde satılan tablet ve ya tozları değil doğal gıdaları tercih etmelisiniz. Bu doğal gıdalar arasında ev yapımı yoğurt, ev yapımı tarhana çorbası, kefir ve turşu yer almaktadır.
  2. ) Prebiyotik içeren gıdalar tüketilmelidir: Probiyotiklerin beslenmesini sağlayan prebiyotikler vücudumuz için büyük önem taşımaktadır. Prebiyotik içeren gıdalar tüketen kişilerde yararlı bakteriler olan probiyotikler de beslenerek zararlı bakterilere karşı savaşacak gücü kazanırlar. Prebiyotik içeren doğal gıdalar arasında en önemlileri soğan ve sarımsaktır. Özellikle çiğ tüketilmelidir. Pırasa, (yeşil) muz, kuşkonmaz, elma da prebiyotik içeren besinler arasında yer almaktadır.
  3. ) Omega-3 ve omega-6 bakımından zengin gıdalar tüketilmelidir: Doymamış yağ asitlerinin çoklu doymamış sınıfında yer almaktadırlar. Vücudun üretemediği dışarıdan besin yoluyla alınabilen esansiyel yağlardır. Bu yağlar hücrelerin yapıtaşı olarak kullanılmakta ve böylece vücuda enerji sağlamaktadır. Bu yağ asitleri bağışıklık sistemini güçlendirmesinin yanı sıra bebeklerin beyin gelişimine ve yetişkinlerin hafızalarına da büyük katkı sağlamaktadır. Omega-3; balık (somon, uskumru, sardalya), ceviz, chia ve keten tohumunda bulunmaktadır.

Omega-6; ceviz, badem, kaju fıstığı, somon balığı, ayçiçeği tohumu, mısır ve soya yağında bulunmaktadır.

  1. ) C vitamini içeren besinler tüketilmelidir: C vitamini, dokuların onarılmasını ve vücuttaki bazı enzimlerin çalışmasını sağlayarak bağışıklık sistemi için büyük önem taşımaktadır. Suda eriyen bir vitamin olduğu için vücutta depolanmaz ve vücudun ihtiyaç duyduğu kadarı günlük olarak tüketilmelidir. Limon, portakal, mandalina, greyfurt gibi turunçgiller başta olmak üzere, kuşburnu, çilek, kivi, domates, biber, brokoli, ıspanak gibi birçok koyu yeşil yapraklı sebzede bulunmaktadır.
  2. Kalsiyum içeren gıdalar tüketilmelidir: Kalsiyum vücudunuzun su dengesini sağlayarak ödemi azaltır ve böylece bağışıklık sistemini güçlü tutar. Aynı zamanda kemik ve dişleri güçlendirmekte, kasların hareket etmesini sağlamaktadır. Kalsiyum, beyin ile vücut arasındaki mesaj taşıma işlemini gerçekleştiren hücrelerin duyduğu enerji ihtiyacını da karşılamaktadır. Süt, yoğurt, peynir başta olmak üzere balık, mercimek, fasulye, fındık, nohut, bamya, lahana, soya ürünleri, ıspanak ve brokoli gibi koyu yeşil yapraklı sebzelerde kalsiyum bulunmaktadır.
  3. ) Antioksidan içeren besinler tüketilmelidir: Vücutta bulunan zararlı maddeleri dışarı atarak yine vücutta gerçekleşen zararlı süreçlerin önüne geçmektedir. Antioksidan besinler arasında bitter çikolata, yaban mersini, ceviz, ahududu, çilek, fasulye, enginar, ıspanak, lahana, pancar, kızılcık, böğürtlen, limon, nar, ısırgan otu, karnabahar, greyfurt vb. besinler yer almaktadır.
  4. ) Baharat çeşitleri yemeklerde veya sade olarak tüketilmelidir: Beslenmenize dahil edeceğiniz bazı baharatlar ile vücudunuza mikrop girmesini önleyebilir ya da mikrobun yayılmasını engelleyebilirsiniz. Zencefil, zerdeçal, çörekotu, karanfil, tarçın, kekik, nane, kimyon, biberiye, fesleğen bu baharatlar arasında yer almaktadır.
  5. ) Sürekli siyah çay tüketmek yerine yararlı bitki çayları tüketilmelidir: Farklı özelliklere sahip ve birçok derde deva olan bu çayları her bitkinin ayrı demleme özelliğine uygun olarak kullanmalısınız. Yeşil çay, ıhlamur, ekinezya, zencefil, kuşburnu, karahindiba, ada çayı, papatya, kayısı, kurutulmuş kiraz sapı bu bitki çayları arasında yer almaktadır.
  6. ) Bal, pekmez gibi doğal besinler tüketilmelidir: Bal ve pekmez tüketerek vücudunuzun şeker ihtiyacını doğal yollarla karşılayabilirsiniz. Bağışıklık sistemini güçlendirmelerinin yanı sıra bu özellikleri ile kansere karşı vücudun güçlü olmasını sağlamaktadır.

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum