Sıradaki Haber

Kılıçdaroğlu Artvin'de Yaşadığı Saldırıyı İlk Kez Anlattı

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Artvin yolu üzerinde gerçekleştirilen saldırı ardından ilk kez canlı yayın konuğu oldu.

Kılıçdaroğlu Artvin'de Yaşadığı Saldırıyı İlk Kez Anlattı

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Artvin yolu üzerinde gerçekleştirilen saldırı ardından ilk kez canlı yayın konuğu oldu.

Siyaset
27 Ağustos 2016 Cumartesi 12:05
Kılıçdaroğlu Artvin'de Yaşadığı Saldırıyı İlk Kez Anlattı

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Artvin'de önceki gün yaşadığı saldırı girişimini CNN Türk canlı yayınında anlattı.

 İşte Kılıçdaroğlu'nun açıklamalarından satır başları:

* Konvoyla Şavşat'tan yola çıktık. Dar bir vadidien giderken araçlar durdu. Araçlardan güvenlik görevlileri çıktılar. Birdenbire silahlar patladı. Bir vadinin ortasındaydık. Yüksek tepeler vardı. O an bize PKK ile çatışma olduğu söylendi. Arkada bulunan ambulans öne geçti. Sorduğumuzda bir askerin yaralı olduğunu söylediler.

* Sonra ikinci bir çatışma oldu. Koruma ilerde bir roketatar ile saldırı olabileceğini ve oraya ateş ettiğini söyledi. Orada olmamızın riskli olduğu söylendi. Jandarma'ya ait zırhlı bir araç geldi. Zırhlı araç içinde Karayolları binasına gittik. Sayın Cumhurbaşkanı, Başbakan, İçişleri Bakanı aradı. Efkan Ala her türlü önlemi aldıklarını söyledi. Daha sonra HDP de dahil tüm partilerin genel başkanları aradı. Selahattin Demirtaş Güney Afrika'da bulunduğunu belirtip geçmiş olsun dileğini iletti.

* Biz saldırganları görmedik ama silah seslerini duyduk. Bize bu yolun riskli olduğu söylenmedi. Bir süre sonra Efkan Ala aradı. Helikopter verileceğini söyledi. Helikopterle Ardanuç'a gidip miting yaptık. Oradan Artvin programımız vardı. Ancak saat geç olduğu için bunu iptal ettik. Trabzon'a gitmek istedik ancak hava koşulları nedeniyle Erzurum'a gidebileceğimiz söylendi.

* 15 Temmuz sonrası beni suikast yapabilecekleri konusunda uyarmışlardı. Daha sonra İçişleri Bakanlığı'ndan arandı. Koruma sayısı arttırıldı. Ardanuç'a giderken daha önce görmediğim uzun namlulu silahları gördük. Ülkemizin daha huzurlu olmasını istiyoruz. Ama bunu içine sindiremeyenler olabilir.

 * PKK, 'anamuhalefet partisinin bir suikaste kurban gitmesi Türkiye'yi daha fazla karıştıracaktır' diye düşünmüş olabilir. Biz sadece İçişleri Bakanlığı'ndan bilgi aldık. MİT ve Hakan Fidan'la görüşmemiz olmadı. PKK, Türkiye'nin çıkarlarını savunan bir örgüt değil.

* Türkiye'de bütün kesimler biraraya geldi. Bundan rahatsızlık duymuş olabilir. Türkiye'nin bunları aşması lazım. HDP lideri Selahattin Demirtaş beni aradığında 'Terörü lanetliyoruz' diye bir cümle kullandı. Bu değerlidir. Teröre tavır konusunda açıklamalrıyla biraz daha net tavır takınması, biraz daha güçlü söylemler kullanması daha iyi olur. HDP'nin dışlanması doğru değil. Devletin zirvesiyle Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda yaptığımız görüşmede bu fikri dile getirdim. İlk görüşmede darbe karşıtı bildiride 4 partinin imzaladığını söyledim. HDP'nin de burada olması gerektiğini söyledim. Ancak izin verirseniz bana verilen yanıtı söylemeyeyim. Bunu Başbakan'a da ifade etti. HDP'nin de bu sürece dahil edilmesi gerektiğini söylemiştim. Başbakan, Cumhurbaşkanı ile görüşeceğini söylemişti. Yenikapı mitingine sadece TBMM'de grubu olan partileri değil bütün partiler davet edilmeliydi. Ortak paydamız Türkiye ve darbeye karşıtlığı. Onların çağrılmaması bazı partiler birlikte bazıları ayrı gibi bir durum ortaya çıkıyor.

* Çok ciddi iki fay hattımız var. Biri din üzerinden siyaset diğeri etnik kimlik üzerinden siyaset.  Bunlar arasından siyaset yapmak Türkiye'ye zarar verir. Eğer kullandığınız dille belli bir grubu dışlar gibi konuşursanız bu duygusal kopuşa neden olabilir. İnanç ve kimlik üzerinden toplu suçlama duygusal kopuşu meydana getiriyor. Eskiden kimse komşusunun etnik kimliğini sorgulmazken şimdi sorgular hale geldi. Siyaset birleştirici dil kullanırsa bu aşılır. Biz hep beraber Türkiyeyiz.

 * Çözüm için birinci adım demokratik standartları yükseltmeliyiz. Farklı görüşleri kabul etmeliyiz. Bize aykırı gelen sesleri sistem dışına çıkartmamalıyız. Biz ilke olarak yayın organlarının teröre destek vermesini kabul etmeyiz. Hiç bir yayın organının susturulmasını istemeyiz. Özgür Gündem'in kapatılması okunusunda siyası bir karar değil mahkeme kararı olmalı. Son kapatmalar Kanun Hükmünde Kararnamelerle yapıldı. Gazetecilerin gözaltına alınması, yayınların kapatılması, Aslı Erdoğan'ın tutuklanması doğru değil. Bu kişilerin tek silahları var. Kalem. Gazeteci, sanatçı, yazar yargılanabilir... Biz buna hayır demiyoruz. Ancak tutuklamalar doğru değil. * Adapazarı'nda FETÖ'den gözaltına alınan bir öğretmen var. Gözaltında ölüyor. Cenazesini belediye vatan hainlerini kabul etmiyoruz diyerek reddediyor. Ben aile ile görüştüm. Bakın bu insan suçsuz çıkabilirdi. Bu doğru değil. Bir yüzbaşı çıktı, vatan haini dendi, ama sonradan darbeciler tarafından öldürüldüğü ortaya çıktı. Bunlar tehlikeli. 15 Temmuz'da linç edilen erler var. Bunların ne günahı var. Bu linci gerçekleştirenlerin de yargılanması var. Takip ediyoruz. Aslı Erdoğan hasta ama ilaçları verilmiyor. Nurettin Canikli ilaçlarının verildiğini ve ihtiyaçlarının giderildiğini söyledi. Sanatçılar ve yazarlar hapiste olduğu sürece "Biz darbeye karşıyız" söylemini topluma anlatamazsınız.

* İstanbul Şehir Tiyaroları'ndan atılan oyuncuların FETÖ ile ilişkisinin olmadığını öğrendik araştırmalarımızda. Daha sonra atılma gerekçeleri olarak performaslarının düşük olduğu söylendi. Şimdi bu darbe fırsatçılığına da izin vermemek lazım. Sayın Kadir Topbaş'tan rica ediyorum, bu sanatçılar yeniden görevlerine iade edilsin.

* FETÖ soruşturmasında 12 Eylül dönemi dahil bu kadar tutuklama olmamıştı. DİSK ve Hak-iş 12 Eylül'de kapatılmadı, faaliyetleri durdurulmadı. Dava açıldı. Şimdi bir sendikayı kapatıyorsunuz. Hukuk size haklılık kazandıran bir ölçüttür. Soruşturmada ölçüt kaçtı.

 

Son Güncelleme: 27.08.2016 12:08
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.