14 Aralık 2017 Perşembe
  • BIST

    109.605
  • ALTIN

    156,690
  • DOLAR

    3,8779
  • EURO

    4,5897
İşte Trump'ın Gizli Kudüs Planı

İşte Trump'ın Gizli Kudüs Planı

ABD başkanı Trump'ın skandal kararı sonrası amacının ne olduğu ortaya çıktı.

İşte Trump'ın Gizli Kudüs Planı
Siyaset -

ABD başkanı Trump'ın Müslümanlar'a savaş açtığı Kudüs kararı sonrası Türkiye başta olmak üzere birçok ülke sert tepki gösterdi. Haber7.com yazarları da bugünkü yazılarında Kudüs'ü kaleme aldılar. 

İşte o yazılar:

SERKAN ÜSTÜNER'İN YAZISI

Kudüs: Gözümüzün nuru, Efendimiz (s.a.v) miraca yükseldiği mübarek şehir, ilk kıblemiz. Hz. Ömer’in  (r.a) büyük fethi, Selahaddin’in Haçlıları söküp atarak İslam alemine yeniden bir ruh kazandırdığı kutlu belde. Yavuz Sultan Selim Han’ın fetih aşkıyla koştuğu mübarek toprak. 2. Abdülhamid Han’ın ‘Orasını dedelerim kanla suladı. Ancak kanla verilir’ diyerek siyonistlere okkalı bir Osmanlı tokadı attığı can pahasına korunası gaza yurdu.

Biz oralardan gittiğimizden beridir Kudüs’ün boynu bükük. Kudüs’ün gözü yaşlı. Filistinli’nin gözü hep bizde.

Geçen mayıs ayında başlayan sistematik işgal planının ardından Trump’ın Kudüs’ü İsrail’in başkenti ilan etmesi tam olarak İslam’a bir saldırı ve ardından gelecek kaos ortamından beslenmek için yapılmış şeytani bir planın parçası.

Trump bu kararı alırken tüm İslam dünyasını yani: Sadece Türkiye’yi karşısına alacağını biliyor. Kudüs için de tıpkı diğer olaylarda olduğu gibi kavga edecek, bedel ödeyecek ve gerekirse canını hiç kırpmadan verecek bir tek Müslüman ülke var o da Türkiye.

O yüzden Türkiye İslam’ın son kalesi, bu yüzden Avrupa’da Türk’ün karşılığı Müslüman. Müslüman’ın karşılığı: Türk.

Güven Adıgüzel’in şu mısrası aklıma düştü bu anda “Kudüs’ü özlerken çaresiz, ceket değil kafa tutalım bu akşam.” Evet, biz kafa tutarken, İslam İşbirliği’nin çay, kahve içip dağılan üyeleri ceket tutacaklar yine.

Yine de biz bildiğimiz yoldan vazgeçmeyeceğiz. Kudüs’ün, Mekke ve Medine’nin İstanbul olduğunu bilerek kafa tutacağız.

Şimdi gösterilen suni tepkilere ve yarım ağız konuşmalara bakmayın. İslam beldesi dediğimiz yerlerde yaşayan halklar sadece Müslüman. Onlar da baskı ve korkuyla sindirilmiş. İslam’ın 1000 yıldır tek bir sancaktarı  var o da Türkler.

Peki Trump’ın planı ne?

Bu tür radikal kararların altında birçok neden arayabilirsiniz? Tabi Kudüs gibi durumu uluslar arası bir metinle garanti altına alınmış ve belirlenmiş çok hassas bir şehir için ABD de olsa bu tür bir karar vermesi için çok daha büyük bir planın olması gerekli.

Kudüs bugünden itibaren ABD tarafından İsrail’in başkenti ilan edilir. Sonrasında bazı Müslüman ülkelerde adını hiç duymayacağımız bir örgüt kabak çiçeği gibi açar. ABD temsilciliklerine yapılan saldırıları bu örgüt üstlenir. Sonrasında yine bu örgüt Amerika’nın uygun gördüğü yerlere bomba bırakır ve kaos ortamı oluşturur. Müslümanlar el birliğiyle yine kötü insan olarak lanse ettirilir.

Açıkçası ABD’nin ne planladığını bilmiyoruz ama bu tür hamleler sonrası mutlaka daha büyük bir tezgahın ön hazırlığını yaptıkları kesin.

DAEŞ’in bir anda çökmesi sonrası ABD ve İngiliz derin devletine mutlaka bir örgüt lazımdı. Onu da bu Kudüs kararı sonrası ortaya çıkaracaklardır. Bekleyip görelim.

Ama mutlaka bir gün: Hz. Ömer’in (r.a) öfkesiyle, Selahaddin’in vakurluğuyla, Yavuz Sultan Selim’in fetih aşkıyla Kudüs’e geleceğiz.

FERMAN KARAÇAM'IN YAZISI

Kudüs sen, rahmet düşmüş bir beldenin adısın.

Sevgiliye kavuşmak üzere yola çıkılan dünyadaki sonun, vuslattaki başlangıcın adısın.

İlk çekirdeğin yeryüzüne düşüşü kadar eskidir seni sevmişim Kudüs.

Öyle mahzun duruşuna dayanamam.

Her sabah güneşin doğuşu kadar taze ve umut doludur seni sevmişim.

Yıllandıkça bilenmiş Anadolu türküleri gibi yanık, kalemimden damlayan şiir mısraları kadar sıcacıktır sevdam.

Sen benim en derin sevdam ve en derin acımsın Kudüs.

Acılarımdan çoğaldım ben.

Acılarımdan öğrendim ayakta durmayı, acılarım arttıkça yürümeye başladım ilk kez.

Acılarımı deşerek anladım insan olmayı, kul olmayı ve acılarımı sırtlayınca bildim seni Kudüs.

Sen benim, dağlandıkça bilgeleşen, bilgeleştikçe kanayan acımsın Kudüs.

Öyle uzakta,

Şöyle yakında,

Böyle derinlerimde zonklayan yaralarımdan taşan ve hep sızlayan bir acımsın Kudüs.

Sen ey bedenimi kendisine yönelttiğim ilk toprağım, ilk kıblem kalk ayağa, duy sesimi.

Aşıkların mendillerine sardıkları hüzün kadar yanık, henüz toprağa tutunan bir çınar fidesinin kökü kadar dipdiriyim şimdi.

Selahaddin gibi toprağının kılcal damarlarında yürüyor sevdam, sana geliyorum, sende yürüyor ellerim ve kollarım.

Yüreğimin feryadını, yüreğimin ateşini, yüreğimin atışını duyuyor musun Kudüs ?

Sana geliyorum ama yollarım tutsak, yollarım kıpkızıl kıyamet.

Bu yüzden her gün kavurucu bir ateşin içinde açıyorum göz kapaklarımı.

Uykuları silip süpüren simsiyah bir alev bulutunun içindeyim bazan, başımda huzursuzluk veren küt bir ağrı.

Alnımın ateşi avuçlarımı yakıyor.

Gelip alnımı omzuna dayıyorum Kudüs, alnımı toprağına bırakıyorum.

Toprağında, Sevgililer Sevgilisinin bıraktığı tebessümlerden kalan nur huzmeleri, bahar yağmurları, sevgi kıvılcımları..

Bu kıvılcımlar, ufuklardan ufuklara uzayan bütün bir yaratılmışın gecesini ve gündüzünü aydınlatan güneş gibi duruyor üstümüzde.

O' ki sana yönelmiş, senden yükselmiş, yine sana dönmüştür sidretü’l-müntehadan.

Sen ki, sevgililerin ağır sırrını omuzlayan şehirsin Kudüs, sen ki toprağa düşen ilk şehit kanı gibi mübareksin, ilk secdeyi muştulayan beldesin, ilk yönelişimizi sıcacık saran topraksın Kudüs, öylece kutlu, öylece derin ve masmavi ve yaşayan bir sevdasın yüreğimde.

Ve sen yüreğimdesin, hep yüreğimde;

Sen ki, içimde sızlayan bir çocuk sesi gibi mâsum,

Göğümden, ansızın kayıp düşen bir yıldız gibi yitik,

Vurulmuş, yavrulu bir ana ceylan kıvranışı gibi acılı,

Bende, benim kanımdasın ey Kudüs.

Nice yollar yürünse, nice dağlar aşılsa, nice çağlar yaşansa da büktüğün o mahzun boynun ruhumdan sökülmeyecek.

Ne var ki, sana yakışmıyor hüzün.

Sen ilklerin vatanısın.

Vuslat beldesi, bayram yerisin.

Tutsak olan benim.

Vefasız olan benim.

Ufalanıp, ayak altlarına dağılan benim.

Kanadıkça yaralarına yaslanan, aldandıkça kanırtan benim.

Musa'nın dilini koparan, İsa'yı çarmıha geren, Hüseyin'in başını vuran, aşığın Selahaddin'i öldüren benim.

Yüzüm kapkara.

Suçum büyük.

Günahım çok.

Beni affet, affet beni Kudüs.

 

ESRA ELÖNÜ'NÜN YAZISI

Dünya’nın köpek dişi Amerika,

Ümmetin Kudüs yüzünü eğmeye kalkıyor neredesiniz?

Biliriz ki zalimler o çamurdan putları gaddarlıklarına mazlumlarsa yalnız Allah’a sığınır. Kalbinin Kudüs sesini bu vahşilerin böğürtüsüyle ezdirecek misin?

 Bizi Ümmetin Kudüs feryadına sağır kılma Allahım!

O topraklarda çocukla çocuk, Kudüs’le Kudüs olacağımız gün bugündür.

Ne her terk edişin adı hicret, ne de her çekilişin adı İnziva.

 Şimdi Mescidi Aksa diye bağırdığında Kudüs, kanım aksa diyerek kıyama duracak çocuklar utandırır bizi.  

Aksa’nın duvarlarında Allah için ölmenin feryadı “ Hayyalel felâh”.

 Bizi ilk yönelişimizden, peygamber izli mabedimizden, Allaha  secde ettiğimiz ilk seccademizden vuruyorlar Kudüs’ün onurlu nefesi zalimin alnında ecel teri olacak inanıyoruz!

Rabbim, Zalimin kurşunlara mazlum ümmetin önce sana sonra  Aksa’ya sığındığı geceye İnşirah yağmurlarından İhsan Eyle!

Rabbim.. Şu zor günlerin vahasına bir zafer yağmuru yağdıracak olan sen.. Kudüs’ü  , yetimin baba kucağını, öksüzün ninnisini, zalimin korktuğunu, mazlumun sevdiğini zafersiz bırakma! 

Rabbim! Vicdanlarımıza ayet ayet indirdiğin Fetih Suresini okut!

Yalnızlığı gür mazlum ümmetinin kalabalığı olmak için sesimiz alnımızdan önce gitsin secdeye.

Sesimizi mazlumlarla gürleştir, bizi Mescidi Aksa yolunda birleştir.

Dağılmış ekmeğinim Anne, sür gül reçeli sesini son kez yanağıma.

Şehadetimle doyur yetim serçelerimi.

Daha çok seslen kapıdaki atlara, daha çok ara göğün yüzünde beni.

Annemsin sen çok sökükle geldim dizinin dibindeyim

Aksa’yı söktürseydim yerlerin dibindeydim.

 

Ben gideceğim, şehit kuşlara dal olacak ellerin,

Ben bulacağım seni, kanım Aksa, gözyaşım Aksa,

Dünyadaki kevserim Mescidi Aksa,

Vurulup da ölmeyen şehit yüzlü mabedim.

Burada biliyorum her anne Hira, gövdeler murabıt, kefenler nida,

Ya Allah bizi feryadı Kudus olan çocuklara sağır kılma!

Sessizliği oyacak  her taş Kubbetu’s Sahra!

İster kudur parçala yak  Allah’tır son noktayı koyan bil,

Kafesleri yaracak uçamazsa Ebabil.

Ya Allah seccadesi kimsesiz Aksa mahzunluğunu

İnşirahın miracı göğün namlusuyla sil.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e AİTTİR.
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar ONAYLANMAMAKTADIR.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Gökçe Bahadır Sevgilisinden Mert Fırat İçin mi Ayrıldı?Gökçe Bahadır Sevgilisinden Mert Fırat İçin mi Ayrıldı?İşte Hakan Yılmaz’a Saldırı Anıİşte Hakan Yılmaz’a Saldırı Anı'O Çok Terbiyesiz Bir Kadın''O Çok Terbiyesiz Bir Kadın'Ünlü Çift AyrıldıÜnlü Çift AyrıldıSolmaz, Bircan İpek’i Çıldırttı: Senin O Dilini KoparırımSolmaz, Bircan İpek’i Çıldırttı: Senin O Dilini KoparırımSüper Lig'de En Değerli Kulüp Belli OlduSüper Lig'de En Değerli Kulüp Belli OlduZuhal Olcay'a Cumhurbaşkanı’na Hakaretten DavaZuhal Olcay'a Cumhurbaşkanı’na Hakaretten DavaArt Arda 3 Kez Sallandı!Art Arda 3 Kez Sallandı!Tamer Karadağlı Ateş PüskürdüTamer Karadağlı Ateş Püskürdü
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Haber Ay | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Tel : iletişim için Mail atın > info@haberay.com.tr