Sıradaki Haber

'Türkiye Cumhuriyeti İlk Değil, Son Devletimizdir'

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye Cumhuriyeti ilk değil, son devletimizdir. Dolayısıyla Osmanlı da bizimdir, Selçuklu da bizimdir, binlerce yıllık tarihimizde gelip geçmiş tüm devletler bizimdir." dedi.

'Türkiye Cumhuriyeti İlk Değil, Son Devletimizdir'

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye Cumhuriyeti ilk değil, son devletimizdir. Dolayısıyla Osmanlı da bizimdir, Selçuklu da bizimdir, binlerce yıllık tarihimizde gelip geçmiş tüm devletler bizimdir." dedi.

Güncel
18 Mart 2017 Cumartesi 12:38
325 Okunma
'Türkiye Cumhuriyeti İlk Değil, Son Devletimizdir'

Erdoğan, "Silahlı kuvvetlerimizin değerli temsilcilerine, askerimize, polisimize, korucularımıza huzurlarınızda Çanakkale'den şükranlarımı bildiriyorum, teşekkür ediyorum. Onlar o çukur kazanları, hendek kazanları şu anda Cudi Dağlarında, Tendürek'te, Bestler Dereler'de kazdıkları çukurlara onları gömüyorlar." ifadesini kullandı.

FETÖ'nün darbe girişimine katılanlara ilişkin Erdoğan, şunları söyledi:

"Şimdi hepsi mahkemelerde hesap veriyor. Yakalandıklarında itiraf ettikleri ne varsa şimdi hepsini inkar ediyorlar. İstedikleri kadar inkar etsinler, ortada 249 vatandaşımızın şehadeti, 2 bin 193 vatandaşımızın yaralanması var. Ortada işgal edilmek istenen bir ülke var. Ortada istiklali ve istikbali tehdit edilen bir millet var. O gece dökülen yüzlerce kanın sorumlusu kim? O gece silah arkadaşlarına kurşun sıkan kim? Vatandaşlarımızın üzerine tankla, topla saldıran, Meclisimizi, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ni, Özel Harekat merkezini bombalayanlar kim? Hepsi de suçüstü yakalandı. Milletimiz müsterih olsun o katiller ve onları destekleyen kim varsa hak ettikleri cezayı alacaklar."

'Bunların birbirinden farkı yok'

Hollanda'nın skandal tavrına ilişkin de Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle devam etti:

"Hollanda'nın yönetimi benim Dışişleri Bakanımın uçuş iznini iptal ediyor. Benim bayan bakanımı Hollanda'ya sokmuyor. Atlarını, itlerini benim oradaki vatandaşlarımın üzerine salıyor. Almanya'nın Şansölyesi de onun yanında yer aldığını söylüyor, yazıklar olsun size. Bunların birbirinden farkı yok, al birini vur öbürüne. Ne yaparsanız yapınız, bu milleti yolundan çeviremeyeceksiniz. 16 Nisan'da benim milletim Batı'nın bu yanlış tavırlarına karşı en güzel cevabı inşallah sandıklarda demokratik bir şekilde verecektir." dedi.

Erdoğan, "Kendi konsolosluk binamıza giremedik. Uluslararası hukukta bunun yeri yok. Siz bakana kapı kapatamazsınız, uluslararası hukukta bunun yeri yok. Eğer böyle giderseniz bunun karşılığını Türkiye'den de bulacaksınız. Türkiye'de yapılan halk oylamasından size ne? Öyle değil. Onlar bu değişimin ne anlama geldiğini çok iyi biliyor. Bir asır önce 'hasta adam' diyerek güya taziyesine geldikleri Türklerin onları Çanakkale'de nasıl hüsrana uğrattığını unutmamışlar. Cumhurbaşkanlığı sisteminin siyasetten ekonomiye, diplomasiden yatırımlara kadar her alanda yeni Çanakkale zaferlerinin yolunu açacağını gayet iyi biliyorlar." dedi.

"15 Temmuz gecesi tankların önüne arslanlar gibi dikilen bu milletin karşısında kim durabilir? Şehadeti göze almış insanların elde edemeyeceği hiçbir başarı yoktur. Hep ne diyoruz, korkaklar zafer anıtı dikemez diyoruz. Milletimiz cesaretini 15 Temmuz'da F-16, tank, helikopter, silahlara karşı durarak göstermiştir.  Türkiye'nin gelmiş geçmiş en reformcu hizmetlerine imza atmış bir kadro olarak tarihi bir değişim teklif ediyoruz. 16 Nisan'da halkoylamasına sunulacak olan Anayasa değişikliği sistemin amacı istikrar ve güveni garanti altına almaktır.

Krizlerin sebebi olan istikrarsızlığı üreten mevcut sistem yerine dünyanın en gelişmiş ülkelerindeki yönetim sistemine geçiyoruz. Bunun adını Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi olarak koyduk ve milletimizin huzuruna getirdik. Bu sistem yerlidir, millidir. Onun için de anayasa değişikliğiyle gelen Cumhurbaşkanlığı sistemini milli, yerli, demokrat olan herkes sahiplenmiştir. İnanıyorum ki, sahiplenecektir. Bizim gayemiz Çanakkale'de yedi düvele meydan okuyan dönemin en modern ordularını dize getiren, tarihin akışını değiştiren ecdadımıza layık olabilmektir. Çanakkale savaşlarını bilmeyen oradaki ruhu, heyecanı, azmi, kararlılığı kalbinde hissetmeyen hiç kimsenin yüreği bu millet için çarpmaz.

Bundan 102 yıl önce Mehmetçik Çanakkale'de çarpışırken yine birileri bu savaşa ne gerek var diyordu. Ülkemizde böyle bir kesim her zaman olmuştur. Bugün Irak'ta, Suriye'de ne işimiz var dedikleri gibi.  Türkiye Cumhuriyeti bizim ilk değil son devletimizdir. Osmanlı da bizimdir,  Selçuklu da bizimdir, binlerce yıllık tarihimizde gelip geçmiş tüm devletler bizimdir. Devleti yaşatmanın yolu insanı yaşatmaktan, insanı yaşatmanın yolu da onun kendisini huzur ve güven içinde sağlamaktan geçiyor. Bu ülke geçmişte önceliği insanı yaşatmak yerine, kendi saplantılarının esiri olan bir anlayışı yüzünden çok bedel ödedi.

Ülkemizi götürebileceğimiz kadar ileriye götürdük. Ama ne yaparsak yapalım iş geliyor bir yerde tıkanıyor. 2007 yılını hatırlayın.  Türkiye büyümesi ile kalınması ile yatırımları ile ilerlerken bize engel çıkardılar. Meclis'te bize Cumhurbaşkanı seçtirmek istemediler. 367 gibi akıl mantık dışı bir şeyle Meclis'i kilitlediler. Biz de millete gittik. Bunun bedeli olarak da tuttular o zaman başında bulunduğum partiye kapatma davası açtılar. 2011 seçimlerde gelin ülkemizi yeni bir anayasaya kavuşturalım dedik, ona da engel oldular. Küçük çaplı anayasa değişiklikleri ile işler bir yere kadar yürüyor.17-25 Aralık'taki emniyet yargı darbesi bir çetenin ürünüydü. Milletimizin desteği ile bu saldırıyı püskürttük ve darbecileri tasfiyeye başlattık.

 

Son Güncelleme: 18.03.2017 13:08
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.