Sıradaki Haber

HDP için çözüm süreci...

HDP düzenlediği basın toplantısı ile İmralı ve çözüm süreci hakkında açıklama yaptı

HDP için çözüm süreci...

HDP düzenlediği basın toplantısı ile İmralı ve çözüm süreci hakkında açıklama yaptı

Güncel
12 Kasım 2014 Çarşamba 13:00
1238 Okunma
HDP için çözüm süreci...

HDP çözüm süreci için kararını verdi 3 Kasım'dan bu yana İmralı'ya gitmek için Adalet Bakanlığı'ndan izin alamayan HDPheyeti çözüm sürecine 'devam' mesajı verdi. 

Dün hükümet yetkilileriyle görüşme yaptıklarını açıklayan heyet üyeleri,"Süreçteki kararlılığımız, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da devam edecektir. Çatışmazıslığın başladığı günden bu yana ortaya koyduğumuz irade halklarımız nezdinde en büyük teminattır" açıklaması yaptı. 

HDP HEYETİ DEĞİŞMİYOR

Basın toplantısı sonrası gazetecilerin sorularını yanıtlayan Sırrı Süreyya Önder, heyetin değişmeyeceğini söyledi ve ekledi: 

"Heyeti Öcalan tayin etti. Öcalan'ın dışında hiçbir mekanizma müdahale edemez."

HDP Grup Başkanvekilleri İdris Baluken, Pervin Buldan ve Sırrı Süreyya Önder çözüm sürecine ilişkin ortak basın toplantısı düzenledi.  HDP heyeti adına açıklamayı Pervin Buldan yaptı.

Heyetin ortak açıklamasının satırbaşları şöyle:

Geçen hafta süreçte gelinen aşamayı sizlerle paylaşmış ve Adalet Bakanlığı’na İmralı Adası’na gitmek üzere başvurmuştuk. Önceki günkü Bakanlar Kurulu ardından Hükümet sözcüsünün yaptığı talihsiz açıklamanın ardından bir açıklamaya ihtiyaç duyduk. İmralı Adası’na gitme talebimiz her şeyden önce süreçteki kararlılığımızın bir ifadesidir. Son derece iyi niyetle, samimi bir çabayı ortaya koyduğumuz bu ısrar Hükümet yetkililerince yeterince anlaşılamamaktadır. Hükümetin bize cevabı tehdit, müdahale ve çözümsüzlük dili olmuştur. Süreçte her saniyesi önemli olan zamanın heba edilmesidir.

MÜZAKERE ÇATIŞMA GÜNLERİNDE İHTİYAÇ VAR

Partimizin ve heyetimizin iradesi üzerinde tahakküm kurmayı tasarlamaktan vazgeçilmelidir.Yapılması gereken görüşmelere ambargo koymak değil, görüşmeleri sıklaştırmak olmalıdır. Kamu düzeninde hiçbir sorun olmadığı zaman aslında demokratik zemin sağlıklı bir işlerlik kazanmış demektir. Diyalog ve müzakereye en çok çatışmalı günlerde ihtiyaç vardır.

 

DÜN YAPTIĞIMIZ GÖRÜŞMELER SONUCUNDA...

Hükümet tüm görüşmelerin İmralı'ya indirgemesi de yanlıştır. Bir süredir kesintiye uğramış olan diyalog itirabiyle dün yaptığımız görüşmeler sonucu, sürecin karşılıklı devamına ilişkin karar çıkmıştır.
Tarafların çatışma dili yerine çözüm dilini geliştirmesi, İmralı gröüşmeleri üzerinden yapay gündemler oluşturulmaması, hükümetin İmralı görüşmeleri tartışma konusu yapmaktan vazgeçmesini ve bizim de barış iradesinin arkasında olduğunu belirtmek isteriz.

SÜREÇ DEVAM EDECEK

Kesintiye uğrayan sürecin, heyetimizin görüşmeleri sonucunda sürdüğü yönünde bir izlenim edindiğimizi belirtmek isterim. Süreçteki kararlılığımız, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da devam edecektir. Çatışmasızlığın başladığı günden bu yana ortaya koyduğumuz irade halklarımız nezdinde en büyük teminattır.

TAKVİM YOK

Basın açıklaması sonrası heyet üyeleri gazetecilerin sorularını yanıtladı. Gazetecilerin hükümete verilen bir süre var mı? sorusuna Sırrı Süreyya Önder şu yanıtı verdi:

"Bir takvim vermek istemiyoruz. Hükümet bu meseleyi ciddiye alacak ve adım atacaktır. Görüşmelerin kaldığı yerden devam etmesi gerekiyor. Sanırım hükümet durumun bu yöndeki ağırlığını kavrayacaktır."

HEYET DEĞİŞECEK Mİ?

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın HDP heyetinde değişiklikler olabilir yönündeki açıklamalarının da sorulduğu Önder, heyette değişiklik yok dedi.

"Bu süreci Öcalan belirledi ve tayin etti. Öcalan'ın dışında hiçbir mekanizma müdahale edemez. Böyle bir müdahaleyi ne biz, ne Öcalan ne de partimiz kabul etmez. Ayrıca yaptığımız görüşmelerden edindiğimiz bilgide böyle heyette bir değişiklik izlenimi edinmedik. "

İMRALI'YA NE ZAMAN GİDİLECEK?

Önder İmralı Adası’na gidişin yarın da, üç gün sonra da olabileceğini bunu bugünlerde yapılacak görüşmeler sonrasında netleşeceğini söyledi.

DETAYLI BİR YOL HARİTASI PAYLAŞILMADI

Hükümetle dün yapılan görüşmelerde yeni yol haritasının konuşulup konuşulmadığı yönündeki soruya ise İdris Baluken şöyle yanıt verdi:

"Bizimle detaylı bir yol haritası paylaşılmadı. Yol haritası taslağını gördük. Yetkililerle yaptığımız toplantılarda sürecin askıya alınması durumunu masaya yatırdık. Kamuoyu üzerinden yapılan polemiklerin yarattığı sınıktıları aşma noktasında görüş alışverişi oldu. Sürecin hızlandırılması, tıkanıklıkların aşılması için karşılıklı irade beyanının gerçekleştiği somut bir durum ortaya çıktı."

Heyet üyelerinin açıklamalarının devamı şöyle:
 
ÖNDER'DEN ARINÇ'A SEKRETERYA AÇIKLAMASI

Bülent Arınç'ın Öcalan'a sekreterya kurulmayacağı yönündeki açıklamaları da toplantıda konuşulan konular arasındaydı. Önder, Öcalan'a sekreterya ve Arınç'ın açıklamalarına ilişkin şunları söyledi:

" Biriyle diyalog başlatıyorsanız onun çalışma koşullarının uygun hale getirilmesi gerekir. Sayın Arınç sanırım bilmeden demeç verdi. Milliyetçi oylar ve seçim meselesi oluşturulmuş yanlış bir algı. Faşist olmayan siyasetler barışı sağlayacaklara desteğini azaltmaz."

Önder sözlerini şöyle sürdürdü:

BARIŞ HEMEN ŞİMDİ

“Barışı getirirseniz oyunuz düşer." Bu nerede görülmüş? Bu niye oy kaybettirsin? "Seçimden önce mi, sonra mı" abesle iştigaldir. Barış, hemen şimdi! Tam bir demokrasi için ne gerekiyorsa bir an önce ve hep berlikte yaşama geçirmeliyiz.

PKK SİLAH BIRAKACAK MI?

"HDP silah bıraksın" gibi bir algı ortaya çıktı, gerçekliğe tekabül eden bir yanı yok. Böyle çağrıların anlamı yok, gerçek değil.

CEMİL BAYIK HAKLI

Önder, KCK Eşbaşkanı Cemil Bayık'ın 'AK Parti hükümeti çözüm sürecini ağırdan aldı' sözlerine de Sırrı Süreyya Önder'den destek geldi. Önder, "Evet, bugüne kadar süreç ağırdan alındı, sürecin ciddiyeti gerektiği gibi kavranamadı" dedi.

SÜRECİ KİM BAŞLATTI?
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Türkmenistan ziyareti öncesi 'Çözüm sürecini biz başlattık' sözlerine ilişkin ise Önder şöyle yanıt verdi:

"Süreci başlatan kuşkusuz Sayın Öcalan’dır. Çok istiyorsa bu şeref Sayın Cumhurbaşkanına ait olsun da, yeter ki gereğini yapsın."



45 DAKİKA GECİKMELİ BAŞLADI

Saat 11.00'da başlaması planlanan HDP basın toplantısı teknik bir aksaklık nedeniyel 11.45'e ertelendi. Erteleme haberi HDP'nin twitter sayfasından duyuruldu.

BEKLEME SÜRECİ BİTTİ 

3 Kasım Pazartesi günü İmralı'ya gitmek için Adalet Bakanlığı'na başvuruda bulunanHDP heyetine, bakanlıktan hâlâ yanıt gelmedi.

Bakanlığın iznine ilişkin önce gün açıklama yapan HDP Grup Başkanvekili Pervin Buldan, "Henüz bir gelişme yok. Bir kaç gün daha beklemeyi planlıyoruz, daha sonra kendi içimizde bir değerlendirme yapacağız" demişti. HDP'nin basın toplantısı kararı bekleme süresinin sonuna gelindiğinin işareti oldu. 

HÜKÜMETE ÇAĞRI YAPILMIŞTI

HDP'nin İmralı heyeti geçen hafta düzenledikleri bir basın toplantısında, Hükümet'i Öcalan ile üzerinde anlaşma sağlanan protokole uyma çağrısı yapmıştı. İddialara göre, bu protokolde Öcalan'ın yanında yer alan mahkumların değiştirilmesi ve yerlerine kayıt tutabilecek mahkumların getirilmesi, ayrıca Sekreterya oluşturulması ve "Üçüncü Göz"olarak adlandırılan İzleme Kurulu'nun devreye girmesi de yer alıyordu.

SÜREÇ İMRALI'DA BAŞLADI İMRALI DA BİTER

HDP Eş Başkanı Selahattin Demirtaş, İmralı'ya gidiş izni için 3 Kasım'da Adalet Bakanlığı'na yapılan başvuru sonrası açıklamalarda bulunmuştu.

Demirtaş, “Çözüm süreci, İmralı’yla başladı, bitecekse oradaki görüşmeyle biter”demişti.

NOKTAYI ERDOĞAN KOYMUŞTU

Demirtaş'ın İmralı açıklamaları sonrası tartışmalara en son noktayı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan koymuştu. Türkmenistan ziyareti öncesi açıklamalarda bulunan Erdoğan, Demirtaş'a ağır dille yanıt vermişti.

Çözüm sürecinin İmralı'yla alakası olmadığını söyleyen Erdoğan, "Süreç demokratik açılımla başladı" dedi. HDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş'ın 'Kobani için eylem çağrısını' da üstü kapalı bir dille hatırlatan Erdoğan, "40 kişinin ölümüne neden olursanız burada zaten çözüm diye derdin olmaz" diye konuşmuştu. 

bb.jpg
Başbakan Ahmet Davutoğlu dün grup toplantısında çözüm sürecine ilişkin açıklamalarda bulunmuştu. 

SON ÇAĞRIYI DAVUTOĞLU YAPTI

Dün partisinin grup toplantısında konuşan Başbakan Ahmet Davutoğlu ise HDP'ye çağrıda bulunmuştu:

"Bir kez daha söylüyorum; çözüm süreciyle kamu düzeni ayrı konulardır, birbirlerinin alternatifi değildir. Son zamanlarda çözüm sürecine yönelik provokasyonlara karşı kararlılıkla duruşumuzu sürdüreceğiz. HDP'ye ve çözüm sürecinin bütün taraflarına sesleniyorum; çıkın ve bu vandalizme karşı olduğunuzu açık yüreklilikle gösterin. Siz açık yürekli olursanız çözüm süreciyle ilgili adımlar atılmaya devam eder. Bir taraftan çözüm süreci sürerken bir taraftan da silahları bırakmamak olmaz. Mayıs 2013'te ülkeyi terk etmesi gerekenler, artık terk etmeye başlamalılar, silahları bırakmaya başlamalılar. Çözüm süreci yerli bir projedir, milli bir projedir ve kesinlikle sonuca ulaştırılacaktır."

KANDİL'DEN SICAK AÇIKLAMALAR

HDP'nin basın toplantısı düzenleme kararı aldığı gün Kandil'den de birbiri ardına açıklamalar geldi.

KCK Yürütme Konseyi üyesi Sabri Ok, ANF'ye verdiği röportajda İmralı'ya gidişlerin durma nedeniyle ilgili hükümeti hedef alan açıklamalarda bulundu. AK Parti  hükümetinin gelinen aşamada görüşmelerin kendi ekseninde artık yürümeyeceğini gördüğünü iddia eden Ok, heyetin İmralı Adasına gidişini durdurulma nedeninin bu olduğunu söyledi. 

Ok, "Bu askıya alma ve görüşmelerin yapılmaması sürecin bittiği anlamına mı geliyor diye kamuoyunda tartışılıyor. Süreç durdu ya da devam ediyor tartışmaları sonuçsuzdur, çünkü çözüm için müzakere ve adım atma anlamında bir süreç olmadı" diye konuştu.

BAYIK'TAN YENİ TEHDİT

KCK Eş Başkanı Cemil Bayık, Kobani'den sonra Afrin'i de çözüm sürecinin önüne engel olarak koydu. Bayık, İngiliz Independent gazetesine verdiği röportajda "Kobani düşer veya Nusra Cephesi saldırırsa Türkiye'yle barış sürecine devam etmenin artık mümkün olmayacağı" tehdidinde bulundu.

Son Güncelleme: 12.11.2014 13:07
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.