Sıradaki Haber

Fethullah Gülen hükümete yüklendi...

Fethullah Gülen son açıklamalarında yine isim vermeden Hükümete IŞİD üzerinden yüklendi.

Fethullah Gülen hükümete yüklendi...

Fethullah Gülen son açıklamalarında yine isim vermeden Hükümete IŞİD üzerinden yüklendi.

Güncel
24 Ekim 2014 Cuma 13:15
1137 Okunma
Fethullah Gülen hükümete yüklendi...

 Gülen Hükümetin IŞİD konusundaki açıklamalarına işaret ederek "her gün farklı şekilde çark etmelerine bakın" dedi ve dikkat çeken tespitlerde bulundu.

Fethullah Gülen "428. Nağme: Peygamber Mesajının Özü ve Arkadaşlığın Kardeşliğe Üstünlüğü" başlıklı yeni sohbeti herkul.org.'da yayınlandı. 

Fethullah Gülen yeni sohbetine günün muhasebesini yaparak ve nefis sorgulamasına işarette bulunarak başladı.

Daha sonra şu soruyu cevapladı:

“Özel donanımlı seçkin kimseler olan enbiya-i izamın icmalen vazifesi esrâr-ı ulûhiyete tercümanlık ve nizam-ı ubudiyeti talimdir” buyuruluyor. Esrâr-ı ulûhiyete tercümanlık ve nizam-ı ubudiyeti talim hususlarının şerhini lütfeder misiniz?

Mezkur kavramları engince anlatan Gülen, peygamber mesajından gereğince istifade edemeyen insanların düşünce inhiraflarından kurtulamayacaklarını, dolayısıyla da sürekli yanlışlıklara düşeceklerini vurguladı.

Sözleri arasında şu cümlelere de yer verdi:

“İnsan ancak enbiya-i izamın mesajları sayesinde aydınlık içinde yürüyebilir. O mesajların nurundan mahrum olan insanlar için her zaman bir karanlık söz konusudur ve onlar ne yapacaklarını bilemezler. Misal mi istiyorsunuz? Şu günümüzde bir parçacık, sekiz adımlık Türkiye’yi idare eden insanların her gün farklı şekilde çark etmelerine bakın! Bilseler, niçin ondan ona, ondan da ona dönsünler! Bir gün diyorlar ki: ‘IŞİD mürşittir!’ Bir gün geliyor, ‘IŞİD çaşıttır!’ diyorlar. Bir gün de geliyor, ‘IŞİD ifrittir!’ diyorlar. Duygu ve düşüncede böyle zikzaklar çizenler idarede de haydi haydi zikzaklar çizecekler.”

Hasbihalinin sonunda Rasûl-ü Ekrem (sallallâhu aleyhi ve sellem) Efendimiz’in mesajlarını sonraki nesillere ulaştıran Ashâb-ı Kirâm’a sözü getiren Hocaefendi, İnsanlığın İftihar Tablosu’nun o güzide dostlarından hareketle arkadaş ve kardeş arasındaki farklara temas etti.

Bir insanı tanıyabilmenin ve onunla yakın arkadaş olabilmenin şartları üzerinde de duran Hocamız şöyle dedi:

“(Bazen) kardeş tanımaz, yeğen tanımaz, amca tanımaz, dayı da tanımaz; tanımaz bunlar. Yakınlığın bir bela yanı vardır. Yakınlık öyle bir beladır ki, görülebilecek şeyleri bazen görmeye mani olur. ‘Bizim’ der, hafife alır ve elli türlü mahrumiyet yaşar. Okumaz, düşünmez, mülahaza etmez, işin içine girmez, ‘Ben bana yeterim!’ der ve zavallılığından bir türlü sıyrılamaz. O bakımdan kardeş hiçbir zaman arkadaş gibi olamaz. Bazıları ‘Ben falanı tanıdım!’ diyor. Bağışlayın, sen halt etmişsin. Onunla aynı odada yatıp kalkmadan bilemezsin.. gece iniltilerini duymadan bilemezsin.. Rabbiyle münasebetine şahit olmadan bilemezsin.. onun kalbine kulak vermeden, insanlık için kalbinin nasıl güm güm güm çarptığını duymadan bilemezsin. ‘Biliyorum” diyorsan, katmerli yalan söylüyorsun demektir. Belli ızdırapları onunla paylaşmamışsan, bazı zamanlarda onunla aç kalmamışsan, ızdıraptan dolayı iki ayağını bir kap içinde görmemişsen bilemezsin. Yemin ederim bilemezsin. İddia ediyor, iki defa görüşmüş, ‘Ben onu tanıyorum!’ diyor. Bu yalandır, düpedüz muzaaf, muk’ap bir yalandır. Bu açıdan arkadaş başkadır; hayatın her anını, her safhasını sizinle paylaşan insan başkadır, kardeş başkadır.”

 

Son Güncelleme: 24.10.2014 13:46
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.