26 Mayıs 2019 Pazar
  • BIST

    86.072
  • ALTIN

    251,269
  • DOLAR

    6,0742
  • EURO

    6,8075

Arınç: İmamoğlu'nun bile hak kazanmadığı popülariteyi biz kendi ellerimizle ona vermiş olduk

TBMM eski Başkanı Bülent Arınç, Yüksek Seçim Kurulu'nun sıkıntı içerisinde olduğunu gördüğünü belirterek, "Yüksek Seçim Kurulu zannediyorum ki adil bir karar verecektir. Adalet neyi emrediyorsa onu yapsınlar. Ekrem İmamoğlu'nun bile hak kazanmadığı büyük

Eski TBMM Başkanı Bülent Arınç, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından bu yıl 11.'si düzenlenen Kocaeli Kitap Fuarı'na katıldı. Burada yaptığı açıklamalarda Ahmet Davutoğlu ve Abdullah Gül tarafından bir yeni partinin kurulacağı yönündeki iddialara değerlenen Arınç, “Ben bu kardeşlerimizi severim, birlikte siyaset yaptık. AK Parti'de şu kağıt parçasının yere düşmesine gönlüm arazı olmaz. Benim bir genel başkanım, liderim var, o da Recep Tayyip Erdoğan'dır. Yanlışları var mı var. Benim daha çok var. Ben o insanı hataları ile örnek bir insan olarak görüyorum. Ama Türkiye için yaptıklarına baktığım zaman, onunla olmak benim için çok şerefli bir görev” dedi.

“OKUDUKÇA ENDİŞE EDİYORUM”

Bu eleştirileri Gül ve Davutoğlu’na da ilettiklerini vurgulayan Arınç, “Ben bunlarla ilgilenmiyorum, ama okudukça endişe ediyorum. Parti kurabilirler mi, gelişmelere bakılırsa kuracaklar gibi. Toparlamak bize düşer. Başımızdakilere duyurulur, yumuşak dil kullanın, hepsini kucaklayın. Bizim AK Parti'de düşecek bir çınar yaprağına bile tahammülümüz yok. Gövdeyi güçlendirelim, önümüzdeki seçimlerde daha çok kuvvetli olalım” ifadelerini kullandı.

“BAHÇELİ BİZİ YÜZDE 35’LERE DÜŞÜRDÜ”

Arınç, Davutoğlu, Babacan ve Gül´ün kolay yetişmediğini ve bir arada tutulması gerektiğini söyleyerek, konuşmasını şöyle tamamladı:

“Önümüzdeki seçimleri çok daha güçlü olarak kazanalım. Türkiye’nin 40 tane sorunu var. Bunları bölük pörçük aşamayız. Birbirimize dayanarak aşacağız. O yüzden hepimiz çobansak, Hadis-i Şerif öyle, hepimiz sürümüzden sorumluysak, aile reisi ailesinden, belediye başkanı belediyesinden, Cumhurbaşkanı da madem bütün milletin birliğini temsil ediyor, bir taraftan da AK Parti’nin Genel Başkanı, hem milletin birliğini temsil edecek, ona zillet, buna illet demeyecek, hem de partisini ayakta tutacak. Bir Davutoğlu kolay yetişmiyor, bir Ali Babacan kolay yetişmiyor, bir Abdullah Bey kolay yetişmiyor. Bunlar bizim insanımız, bunları bir arada tutmamız lazım. Gene liderlik sende olsun, ama şu partinin ayrılıklara tahammülü yok. Bahçeli bizi yüzde 35’lere düşürdü. Yüzde 35’lere düştüysek biz, kendi ifadesine göre söylüyorum, parti olarak, seçimde aldığımız sonuç olarak değil, biz yüzde 19’uz dediği zaman bize kalan yüzde 32. Bu doğruysa bir alarm zili çalması lazım. Tekrar ayağa kalkacağız, kucaklaşacağız. Bu iş çok kolay.”

“CUMHURBAŞKANI ADAYINA HAZIR OLUN”

“İstanbul seçimleri iptal edilmeli mi, edilmemeli mi?” sorusunu da cevaplayan Arınç, “Şimdi bu öyle bir soru ki bu, bu soruyu bana seçim akşamı sormuş olsaydınız cevabım çok kolay olurdu. Ama 1 gün sonra bu işin neticesi belli olacak, benim tek istediğim bir şey var. Geçen gün bir internet sitesinde röportaj verdim. Sonucun belli olmadığı her gün, Ekrem İmamoğlu’nun üzerine koyuyoruz. 1 kat, 2 kat, 3 kat, 5 kat, 6 kat. Siz bugün seçim kaybetmiş olsanız veya kaybettirilmiş olsa bile, şüphesiz YSK’nın kararıyla olacak, 5 sene sonrasının Cumhurbaşkanı adayına hazır olun. Bir işi kokutmamak lazım. Bir seçimin sonucu en geç 2 gün içinde alınır. Ama araya, ‘Şu da vardı, bu da vardı, şu da böyleydi’ diyerek işin doğasını bozmamak lazım” dedi.

“YAVAŞ’IN KAZANACAĞI İKİ SEBEPTEN BELLİYDİ”

Ankara’da Mansur Yavaş’ın kazanacağının belli olduğunu ifade eden Arınç, “Ben Ankara’da Ak Parti’nin bütün seçim çalışmaların katıldım. Özhaseki’nin gösterdiği her işi yaptım. Bu benim borcum, ben AK Partiliyim. Ama Mansur Yavaş’ın kazanacağı o kadar belli ki. 2 sebepten belliydi. Birincisi, adam bundan önceki seçimi kazandığına ama Melih Gökçek’in hilesiyle kaybettirildiğine inanıyor. İşin kötüsü, Ankaralı da buna inanmış. O yüzden afişlerde ne yazıyor? ‘Hak yerini bulacak, Mansur Yavaş kazanacak’. Ankaralı buna karar vermiş. Kimi aday gösterseniz, kazanacağı az çok belli gibi. Şahsi kanaatimi söylüyorum. İkincisi, bu adamın çek, senet işi varmış da birisine şöyle bir imza atmış da, o da şöyle yapmış, böyle yapmış. Hangi tarihte bu? 2009’da, 2010’da, 2011’de. Sen yeni mi uyandın? Seçimden 1 hafta önce mi aklına geldi bu? Yapmayacaktınız bunu. Yapmayacaktınız. Bunlarla artık Türkiye’de hiçbir şey kaybedilmez. Kazanacağınız belli. Burada bizim yapacağımız şey, bu dedikoduyla, şu dedikoduyla değil. Özhaseki gibi bir adayımız var. Efsane bir belediye başkanımız var. Bakanlık yapmış bir insan, ‘Ben Ankara’da bu seçimi kazanmak için her şeyimi ortaya koydum’ diyor. Onun çevresinde kenetlenmemiz lazımdı” ifadelerini kullandı.

'TAYYİP BEY'İN ADAY OLACAĞI YERDE SİZ ONA RAKİP OLAMAZSINIZ'

Veyis Ateş'in, "Sayın Davutoğlu ve Sayın Ali Babacan tarafından kurulması muhtemel Yeni Parti çalışmaları için kanaatinizi merak ederiz. Böyle bir ihtiyaç var mıdır ve kanaatiniz nedir?" sorusunu Arınç şöyle cevapladı:
"Bunlar hepsi beraber siyaset yaptığımız insanlar. Geçmişte birlikte olduğumuz. Benim hiç unutamadığım bir fotoğraf vardır. Meclis Başkanıyım, 2005'te İslam Konferansı Örgütü'nün Mekke'de yapılan İslam Zirvesi'ne gitmek durumunda kaldım. Allah öyle diledi, çünkü Sezer'in gitmesi lazımdı. Sezer de laiklik incinir diye gitmedi. Ben gittim. O fotoğraf şu, ben öndeyim, delegasyon başkanıyım. Benim bir arkamdaki sırada o zamanki Dışişleri Bakanımız Abdullah Gül bey, onun bir arkadaki sırasında Başbakanlık Danışmanı Ahmet Davutoğlu bey var. Sıraya bakın, Bülent Arınç, Abdullah Gül, Ahmet Davutoğlu. Bu kardeşlik bize 17 senedir iktidar olmayı nasip etti. Hepimiz birbirimizin yükünü aldık. Ben o sıradaki konumum itibarıyla öndeydim. Arkamdaki 2 sene sonra, 3 sonra önümüze geçti Cumhurbaşkanı oldu. En arkadaki Başbakan oldu. Ben onun yanında yardımcılık yaptım ve hükümet sözcülüğü yaptım. Biz kendi nefsimizle bütünleşmiş insanlardık AK Parti'de. Çok şükür, kendi nefsimizi kardeşimizin nefsine tercih eden insanlardık. Yani o daha önemliydi. Birimizin evet dediğine, öbürümüz hayır demezdi. Sonra bir şeyler oldu. Şimdi düzelecek inşallah. Bu arkadaşların isimleri geçiyor. Hatta daha önce, biliyorsunuz Sayın Abdullah Gül'ün Cumhurbaşkanımıza karşı aday olması söz konusu oldu. Ben hemen gittim, ziyaretimi yaptım ve çıkışta gazetecilere dedim ki, 'Böyle bir şeye asla müsaade etmiyorum. Bu çok yanlış olur. Siz Cumhuriyet Halk Partisi'nin, Saadet Partisi'nin, onun, bunun adayı olamazsınız. Tayyip Bey'in aday olacağı yerde, siz ona rakip olamazsınız. Bu bizim kardeşlik hukukumuza aykırı. Buna izin vermem' dedim. Hatırlayacaksınız, seçimler oldu. Allah'a hamd olsun, kazandık. Şimdi parti kurmalarından bahsediliyor. Yine bir vesile ile, ben bu partiden ayrılıp da parti kuranları, bu sonuncuları da çok kast etmemiştim ama, mesela İdris Naim Şahin kendine göre bir parti kurdu. İdris Bal diye birisi vardı, Kütahya milletvekiliydi. O kendine bir parti kurdu. Abdüllatif bey ayrıldı, bir parti kurdu. 'Muhalif olabilirsiniz, partiden de ayrılabilirsiniz. Ama bunu AK Parti'ye karşı çıkarak asla yapamazsınız. Köşenize çekilirsiniz, 'Allaha ısmarladık' dersiniz. Oturduğunuz yerden siyaset yapmaya devam edersiniz ama AK Parti'ye rakip olacak, AK Parti'yi zayıflatacak hiçbir hareketin içerisinde olamazsınız. Bunu affetmem' dedim. Ben bu işlerin dışındayım. Benim partim var, AK Parti. Hepinizin siyasi kanaatlerine saygı duyuyorum. Ben kendimi tarif ediyorum. Benim bir genel başkanım, bir liderim var. O da Recep Tayyip Erdoğan. Yanlışları var mı? Var. Benim yanlışım daha fazla. O insanı, ben bir örnek insan olarak görüyorum, hatalarıyla birlikte. Ama Türkiye için yaptıklarına bakıyorum ki, onunla beraber olmak benim için çok şerefli bir görev."

Arınç, düşecek bir çınar yaprağına tahammüllerinin olmadığını, gövdeyi güçlendirmek gerektiğini ifade ederek, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"O yüzden biz bu düşüncelerimizi arkadaşlarımıza da ilettik. Şimdi benim tek bir arzum var. Ben bunlarla hiç ilgilenmiyorum. Ama okudukça da endişe ediyorum. Parti kurabilirler mi? Gelişmelere bakarsanız kuracaklar gibi. Keşke toparlamak bize düşer. Bunu şuradan hatırlayın. Hepiniz internete sorun, Şeyh Edebali'nin Osman Gazi'ye vasiyeti. Bunu bizim genel başkanımız da çok okurdu eskiden. Şeyh Edebali, Osman Gazi'ye hitap ediyor; 'Bundan sonra güceniklik bana, onları bütünlemek sana, nefret bana, sevgi duymak sana'. Yani bey olmak, Cumhurbaşkanı olmak, lider olmak Osman Gazi'nin Şeyh Edebali'den aldığı vasiyeti yerine getirmekle mümkün. Biz bir zaman bunları cebimizden, elimizden düşürmüyorduk. Şimdi biraz unuttuk gibi. Başımızdakilere duyurulur. Yumuşak dil kullanın. Hepsini kucaklayın. Bizim düşecek bir çınar yaprağına tahammülümüz yok AK Parti'den. Gövdeyi güçlendirelim."

“YSK ZANNEDİYORUM Kİ ADİL BİR KARAR VERECEKTİR”

Bülent Arınç, ittifak ortağı Milliyetçi Hareket Partisi ile ilgili de değerlendirmede bulunarak, “Bir de tabii ittifak yaptığımız bir parti var. Bu ittifakın ne sonuç getireceğini Pazar günü değil, Pazartesi günü görecektik. O yüzden, ‘Mezara kadar’ sözünü en azından ‘Pazartesi’ye kadar’ diye değiştirmek lazım. Bunlar siyasetin bize öğrettikleri. Yanlış şeyler de öğretmiş olabilir. Ama ne yapalım adımız Arınç, elimizden başka bir şey gelmez. Şimdi son itibariyle, netice ne olursa olsun. Çok fazla gitmeden bu işten el çekmek lazım. Özellikle siyasetçilerin el çekmesi lazım. Yüksek Seçim Kurulu zannediyorum ki adil bir karar verecektir. Sıkıntı içerisinde olduklarını görüyorum. Allah onlara kolaylık versin. Adaletten ayrılmasınlar. Adalet neyi emrediyorsa onu yapsınlar. Çünkü yanlış yaptığınız şeyi ileride düzeltmek mümkün olmuyor ve genelde halkın tepkisi farklı şekillerde tecelli ediyor. Ekrem İmamoğlu’nun bile hak kazanmadığı büyük bir popülariteyi biz kendi ellerimizle ona vermiş olduk” dedi. AJANSLAR

İzlenme: 3154